banner226

banner69

banner225

banner278

banner14

22.05.2021, 21:33

ZOR BİR ŞEHİRDE VALİ OLMAK…

Bir idareci için en zor şehirlerin başında gelir Şanlıurfa.

Kentin nev-i şahsına münhasır yapısı idareciler için her zaman bir ‘zor’luk oluşturmuştur.

Coğrafi büyüklük, kalabalık nüfus, etnik ve demografik yapı, aşiretlerin toplum üzerindeki etkisi, globalleşen dünyaya rağmen feodaliteyi yaşatmadaki ısrar, siyasetin bürokrasiye hükmetme çabası, göçmen nüfusu ve benzeri realiteler bu şehrin ‘zor’ bir şehir olmasına fazlasıyla yetiyor.

Tüm bunların yanında rutin devlet işleyişi, kurumların idaresi, çözüm bekleyen bürokratik sorunlar ve şehrin dinamik sosyal hayatı için su terazisi hassasiyetinde gözetilmesi gereken dengeler… Bu zor coğrafyada görev yapmak gerçekten her idarecinin harcı değil. Esasında Urfa, idare-i maslahat politikası ile görev yapmak isteyen, o meşhur ‘karışma, görüşme, bulaşma’ kolaycılığına kaçan idareciler için kolay bir yerdir. Gelirsin, oturur süreni doldurur ve gidersin. Bir taraftan rutin devlet işlerini yürütmek, bir taraftan da halkın içinde olup onların gönüllerini kazanarak adil bir idarecilik yapmak da, köklü çözümlerden uzak durup günü ve görüntüyü kurtararak görev süresini doldurmak da mümkün.

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, ilk tanıma uyan idarecilerden. Zamanı mıdır bilmiyorum ama, bazen yazma isteği hasıl olunca kelimeler yazıya dönmek için sabırsızlanıyor.

Kişileri, özellikle de yöneticileri konu edinen yazılar gazeteciler tarafından çok tercih edilmez. Siz ne kadar samimi olursanız olun, bu tür yazılar hep bir tarafa çekilmeye müsaittir. Hele bir de yönetici lehine olumlu kanaatler barındırıyorsa. Benim açımdan bu yazı daha zor ve riskli. Zira olumlu yazılar çoğu zaman ‘Hiç mi eksiği, hatası yok’ sorularına muhatap oluyor. Muhakkak vardır, ancak iyi insanların ve idarecilerin noksan tarafları olsa da, iyiliklerinin yanında devede kulak misali oluyor ve o kısma değinmeden imtina ediyorsunuz.

Tüm bunlara rağmen bazen yazmasam olmaz dersiniz. Bu da onlardan biri

Kendisi ile ilgili yazabileceğim onu özel kılan pek çok durum var, ancak kişisel hasletlerinden bahsedilmesi başta kendisini rahatsız edeceğini bildiğimden buralara girmeyeceğim.

Esasında beni, bizi ve tüm Urfa’yı ilgilendiren yürüttüğü görevi…

Urfa’ya göreve ilk başladığı dönemde kaleme aldığım yazımın başlarında “ Belki son cümle olarak daha uygun düşer ama Urfa tarihi, onu efsane vali olarak yazacak.” diye bir cümle kullanmıştım.

Geçen zaman içinde yaptıkları ve uygulamaları ile toplumun ona yaklaşımı bu öngörüyü doğruluyor.

Tanımayıp duyan herkes iyi biri olduğundan bahsediyor, yakından tanıyanlar ise daha fazlasından.

Peki onu Urfa açısından farklı kılan nedir?

En az üç farklı dilin konuşulduğu, üç farklı kültürün yaşandığı bir şehir Şanlıurfa.

Bu zor coğrafyada, sorun ve sıkıntıların yumak yumak olup idarecilerin üstüne geldiği şehirde, özveri ile görev yapan, tanındıkça sevilen ve saygı duyulan Abdullah Erin’in başarısının altındaki sebeplere bakmak gerek.

Onu farklı kılan özelliklerin başında; bölgenin dinamiklerine hakim olması, diliyle, inancıyla, yaşam tarzı ve samimiyetiyle halktan kopuk olmayışı, onlar gibi yaşıyor olması ve milletin derdiyle dertlenmeyi kendine öncelik edinmiş olması geliyor.

İçtenliğini ve samimi duruşunu, bürokrat soğukluğundan çok idareci müşfikliğini, sorunları dillendirmekten çok çözüm üreten yönünü, her konuda yorum yapmaktan çok bildiği konularda söz alışını ve daha birçok müsbet yönü onu farklı kılan özellikleri.

Köy ziyaretlerinde odada bağdaş kurabilmesi, konuşmak isteyen herkesi hoşgörü ve sabırla dinlemesi, gerektiğinde Kürtçe, gerektiğinde Arapça iletişim kurabilmesi onu halkın gözünde sevdiren durumların ilk sırasında.

Görev ve ziyaretleri sırasında çekilen fotoğraflarda yüzüne yansıyan samimi duyguları okumak hiç zor değil. Bir çocuğun sevincine nasıl tebessüm ettiğini, üzülen bir çocuğun üzüntüsünü nasıl yüreğinde hissettiğini, cenazede acılı bir babanın acısının yüzünde nasıl şekillendiğini, köy odasında belki de ilk defa karşısında bir Vali görmenin heyecanıyla söylemek istediklerini kelimelere dökmekte zorlanan birini nasıl pür dikkat dinlediğini ve önemsediği ilk bakışta anlamak mümkün.

Fakir bir ailenin dramını anlatırken gözünden gayriihtiyari damlayan yaşlara şahit olan gazeteci bir arkadaşımın, bu sahneyi anlatırken sesine düşen titreme beni oldukça duygulandırmıştı.

Şehirde yoğun çalışmanın yanında, her ne kadar buradan görülmese de sorumlu olduğu Tel-Abyad ve Resulayn bölgelerinde de aynı hassasiyetlerle aldığı sorumluluğu yerine getiriyor. Bu bölgelerde halkın önde gelenleri hassasiyetlerinden ötürü ona karşı büyük bir saygı besliyor. Normal koşullarda çözülmesi mümkün olmayan birçok mesele, onun bölgede sağladığı saygınlık sayesinde sorun olmaktan çıkıyor.

Şehre yatırım ve insani yardım için gelen kurum ve kuruluşların burayı tercih etmelerindeki sebeplerin başında Vali beye olan güven ve inanç var. Bu kurum ve kuruluşlarla irtibatları olanlar sıklıkla benim gibi benzer cümleler duymuşlardır.

Devleti temsil etmenin gereğini yaparken toplumun gerçeklerini, önceliklerini ve hassasiyetlerini gözardı etmiyor oluşu, ona karşı olan saygıyı arttırırken, aynı zamanda toplumsal olayları yatıştırma ve büyümesini engellemede büyük fayda sağlıyor. Suriyelilerle yerli vatandaşlar arasında çıkan nahoş hadise sonrası, ülke geneline yayılmaya müsait olan bir olayı nasıl yerinde çözüp tarafları teskin ettiği hepimizin hafızasında tazeliğini koruyor.

Özetle;

Vatandaşı, bürokratı, siyasetçisi, işçisi, patronu, gazetecisi, sivil toplumcusu.

Hasılı herkes Vali Abdullah Erin’e sahip çıkmalı, çalışmalarında destek olmalı, yersiz eleştirilerden, dedikodulardan ve haksız mesnetlerden uzak durup, daha çok faydalı olması için motive edici tavır sergilemeli.

Yarın ‘kıymetini bilemedik’ diye dert yanmaktansa, bugün yanında olup şehir adına ondan istifade etmektir en iyisi.

Böyle bir yazıyı Vali beyin Ekim 2018’de bir programda yaptığı konuşmasından alıntıladığım şu cümlelerle sonlandırmak uygun olur kanaatindeyim.

Şöyle demişti Vali Abdullah Erin:

“Cenab-ı Allah’ın nasip etmesiyle bu makamlara gelen bizim gibilerin üzerine düşen, sadece bu makamların hakkını vermektir. Adaletle ve hakkaniyetle hükmetmektir. Ve o insanlara verebildiği kadar kamu hizmetini, en kaliteli, en nitelikli, en düzgün şekilde ulaştırabilmektir. Bize düşen, bu bölgede devlet ile millet arasında sarsılmaya çalışılan o köprülerin yeniden inşasıdır. Milletinin devletine, valisine, kamu idarecisine yüzde yüz güvendiği, itibar ettiği bir yönetim sistemini burada hâkim kılmaktır. Onun bunun yönlendirmesiyle hareket etmeyen, sadece devletin, milletin menfaatini düşünen ve sadece Allah rızasına göre hareket eden, hukukun, kanunun, nizamın, adaletin tesis edilmesini sağlayan bir yönetim anlayışını sergilemektir. Bir yıldır bu ilkelerimizin hiçbir tanesinden taviz vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Bunu yaparken kırılanlar, küsenler, darılanlar, eskiden böyle değildi, şimdi niye böyle diyenler olacak. Bildiğimizi hak uğrunda tatbik etmeye ve icraya devam edeceğiz. Bundan da hiç kimsenin şüphesi olmasın.”

Yorumlar (11)
UrfaSever 1 ay önce
Yazınız çok güzeldi, bir solukta okudum.
Siirtli 1 ay önce
Çok güzel bir yazı olmuş.Emeğinize sağlık Cengiz bey
Yorgun Öğretmen 1 ay önce
Ne de güzel anlatmışsınız Urfa’ya atanmak nasip olur inşAllah
Nessy 1 ay önce
Bu güzel ve açıklayıcı yazınız için tesekkurler, zevkle okudum.
E L A K i N 1 ay önce
kaleminize, yüreğinize sağlık :) eksik olmayın
Ferit 1 ay önce
Okudukça aklıma merhum Gaffar Okkan geldi. Umarım ondan çok daha uzun süre sağlıkla hizmet eder hem Urfa'ya hem ülkemize. Kozmopolit şehirlerde böyle bürokratlar görmek mutluluk verici.
FreuduNeferi 1 ay önce
Elinize emeğinize sağlık, böylesine güzel bir yazı yazıp gönüllere dokunduğunuz için ayrıca teşekkür ederiz Cengiz bey
Biringilizceci 1 ay önce
Çok güzel bir yazı olmuş
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
31°
açık
Günün Anketi Tümü
Yakında kabine değişikliğinin olacağı konuşuluyor, AK Parti'nin 12 belediye başkanlığını elde ettiği Şanlıurfa bir bakanı hak etti mi?
Namaz Vakti 20 Haziran 2021
İmsak 03:12
Güneş 04:58
Öğle 12:31
İkindi 16:23
Akşam 19:55
Yatsı 21:33
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30