banner114

banner87

Urfalı Şair-Yazar, ölüm yıldönümünde anıldı

Şanlıurfalı Şair-Yazar Mehmet Sait Yakut, İlim Sanat Merkezi tarafından düzenlenen programla ölüm yıldönümünde anıldı.

banner100
Yaşam 21.02.2020, 15:16 27.02.2020, 18:27
Urfalı Şair-Yazar, ölüm yıldönümünde anıldı

Şanlıurfalı Şair-Yazar Mehmet Sait Yakut, ölümünün yıldönümünde memleketinde düzenlenen program ile anıldı.

İlim Sanat Merkezi (İSM) tarafından düzenlenen programa, İSM Koordinatörü Ali Ferhat Türkmen, Mehmet Sait Yakut'un ağabeyi Eğitimci Emin Yakut ve kardeşi Halil Yakut ile Mehmet Akcan, İbrahim Halil Ekinci, Mustafa Arısüt'ün yanı sıra çok sayıda üye katıldı.
 


 

Koordinatör Ali Ferhat Türkmen, programı başlatan konuşmasını gerçekleştirdi. Programla ilgili bilgiler veren Koordinatör Ali Ferhat Türkmen, “İlim Yayma Cemiyeti olarak bugün Urfa’mızın bir değerini, Gazeteci, Şair, Yazar, Spor Adamı olan değerimizi anmak için toplanmış bulunuyoruz. Kendisini rahmetle minnetle anıyoruz. Katılımcılara, panelistlere teşekkür ediyoruz. İnşallah bu güzel anma programlarının devamı gelir. Böyle bir değerimizin ilk defa anılmış olması da çok değerli bizim için” diye konuştu.  
 


 

Türkmen’in ardından, açış konuşmasını Mehmet Sait Yakut'un ağabeyi Eğitimci Emin Yakut yaptı.
 


 

EMİN YAKUT: RAHMETLİ SAİT, DERTLİ BİR ADAMDI, DERDİ VARDI!

Yakut konuşmasında şu sözlere yer verdi:

banner85
“Derdi olmayanın davası olmaz. Rahmetli Sait, dertli bir adamdı. Derdi vardı. Benim küçüğümdü, bu çocuğun dünya derdine asla rastlamadım. Çok güzel giyinirdi, israftır dediğimde, söylediğim sözler havada kalmasın diye bunları giyiyorum. Bunları giymezsem sözlerim havada kalır' diyordu. Siyasete girdi, şiir yazdı. Selam Gazetesini tek başına çıkarıyordu.

Necip Fazıl’ın meşhur çilesi bunun kafasındaydı, Safahat kafasındaydı gerçekten. Biz de okurduk ara ara. Babamız şiirle ilgilendiği için biz de o havayı teneffüs ediyorduk.

Çok kuvvetli bir kalemi vardı. Birisi diyor ki, ‘ağabey bu şiirlerini kitap haline getir’ yahu bu ülkede kitabı olmayan yüz binlerce şair var. Ben kitabı olmayan şairlerden olmak istiyorum. Bazen Allah, dili güçlü olana kalem zayıflığı, kalemi güçlü olanlara ise hitabet vermez. İkisi bir arada olunca tadından yenmez. Bu ikisini bir arada götürürdü. Hayatta en nefret ettiği şey, ırkçılık denen şovenizmdi. Tahammül etmezi, dinlemezdi. Değer vermezdi, hiç sevmezdi.

37 yaşında vefat etti. Erken gitti ama uzun bir ömürde yaşanacak şeyleri kısa bir zamana muazzam sığdırdı. Biz hem kardeş, hem arkadaştık. Sait’in yetişmesinde en önemli şey evimizdi. Siyaset, ilim, irfan, şiir konuşulurdu o evde. Çocukluğundan beri bu atmosferde büyümesi, onu etkiliyordu. Sait’in farklı bir yapısı vardı. Ders çalıştığını görmezdim ama okulu birincilikle bitirirdi. Üniversite sınavında derece yapmıştı.”

PLAKETLER VERİLDİ

Yapılan açış konuşmalarının ardından panelistler, Mehmet Sait Yakut’un hayatı ve yaşanmışlıkları ile ilgili bilgiler verdi, anılarını paylaştı.
 


 

Programın ardından konuşmacıların plaketlerini Celil Abuzer verirken, Yakut ailesine ise İlim Yayma Cemiyeti Şanlıurfa Şubesi kurucularından Necmeddin Sağlam takdim etti.
 

banner53
Yorumlar (0)
banner123