banner114

banner176

banner89

07.02.2020, 14:37

‘Türkiye yönetilemez, idare edilir’

Türk siyasi tarihinin en önemli isimlerinden biri hiç şüphesiz 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’dir. 40 yıllık siyasi hayatında darbelerle yüzleşen, kimi zaman şapkasını alıp giden, kimi zaman meydan okuyan Demirel, defalarca iktidardan düşse de kalkmasını bilmiş; siyasi kariyerini zirvede sonlandırmıştı. Söz ustalığı ve nüktedanlığıyla da tanınan Demirel, devleti yönetmenin zorluğunu ifade etmek için sık sık, “Türkiye yönetilemez, idare edilir” sözünü tekrarlardı.

Eski Türkiye için bu söz elhak doğruydu. Devlet içinde pek çok güç odağının bulunduğu, kurumların bırakın koordine olmayı, birbirlerinin ayağına bastığı ve önünü kestiği eski Türkiye’de devleti yönetmek gerçekten imkansızdı. Siyasiler de Demirel’in veciz şekilde ifade ettiği üzere ülkeyi yönetmekten çok ‘idare’ etmenin peşindeydiler. Bu tablo içinde günü kurtarma çabalarıyla yıllar heba olup gitti. Bedelini de tüm millet ödedi, ödüyor…

Elazığ depremi başta olmak üzere içerde ve dışarıda yaşanan pek çok önemli gelişme, bana Demirel’in bu sözünü hatırlattı. Öncelikle şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, çok başlılığın hakim olduğu ve devletin yönetilemediği günler çok eskilerde kaldı. Artık devlet kurumları arasında (eksikliklere rağmen) tam bir koordinasyon dikkat çekiyor. Hem asker ve polis başta olmak üzere güvenlik kurumları, hem de diğer müesseseler siyasi iradenin liderliğinde hızla koordine olabiliyor. Elazığ depreminde devletin hızla bölgeye ulaştığını ve yaraların sarıldığını gördük. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Çevre Bakan Murat Kurum günlerce bölgede kalıp afet yardım sürecini koordine etti. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgeye gidip yaraların sarıldığına bizzat şahitlik etti.

Afet durumunda millettin gözü devletin üzerinde olur. Vatandaş, devletin uzatacağı yardım elini bekler. Devletini yanında görmek, afet yıkımına uğramış insanlar için çok büyük moral ve motivasyon kaynağıdır. Bu bağlamda Elazığ depreminde devletin gösterdiği refleks kayda değerdir.

Aynı şekilde dış politikada yaşanan baş döndürücü gelişmeler karşısında Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri, TSK ve diğer kurumların tek ses halinde kararlı bir duruş gösterdiğini izliyoruz. Şunu unutmamak lazım; Türkiye’nin izlediği bağımsız dış politika, doğudan batıya neredeyse bütün güç odaklarını rahatsız ediyor. Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak üzere politika geliştirenlerin devlet kurumların arasındaki fikir ve tutum farklılıklarına oynamak istediğini biliyoruz. Nitekim eski Türkiye’de, güvenlik ve dış politika konularında kurumlar arasındaki farklı tutumların teşvik edildiğine ve bu yöntemle ortak bir duruş sergilenmesinin önüne geçildiğine çok defa şahit olduk. Bu tablo Türkiye’nin elini zayıflatırken bağımsız politika geliştirmesinin önüne geçiyordu. Şükür ki o günleri artık sadece ‘kötü bir anı’ olarak hatırlıyoruz. Türkiye’nin yaşadığı bu tecrübeler, bugün sahip olduğumuz ortak ses ve kararlı duruşun ne kadar değerli olduğunu bize gösteriyor. İçeride birliğini ve kurumlar arası koordinasyonunu tam olarak tesis eden Türkiye, dış politikada etkili sonuçlar üretebiliyor.

Hemen her gün karşılaştığımız yeni bir gelişme, Türkiye’nin artık yönetilebilir olduğunu, yönetilebildiğini bize gösteriyor. Zannediyorum rahmetli Demirel de bugünleri görseydi, hakkı teslim eder ve “idare edilebilen Türkiye’den”, “yönetilebilir Türkiye’ye” geçildiğini yine veciz şekilde dile getirirdi.

Türkiye’nin ulaştığı bu nokta önemli ve değerlidir. Pek çok kritik hadisede önemini yeniden kavradığımız kurumlar arası koordinasyonu hassasiyetle korumalıyız.

Bu noktada Van’daki çığ faciasına da değinmek gerekiyor. Öncelikle hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Bölge şartlarını bilenler için bu hadise, çığ gerçeğini bir kere daha hatırlattı. Çığ, kış aylarında bölge açısından önemli bir tehlikedir. Doğanın nasıl afetler üretildiğine bir kere daha şahit olduk. Bu konuda yeterli eğitim ve bilgilendirme düzeyine sahip olmadığımız görülüyor. Özellikle çığ altında kalanları kurtarmaya gidenlerin ikinci bir çığ faciasına maruz kalması ve esas can kaybının burada yaşanması, alınacak çok ders olduğunu ortaya koydu. Çığ faciasına bir an önce müdahale etme arzusuyla gelebilecek ikinci çığın hesaplanamadığı görülüyor. Evet, “araba duvara toslayınca yol gösteren çok olur.” Bu nedenle konunun uzmanlarına akıl verecek değilim. Elbette ki bu hadiseden gerekli dersler çıkarılacak ve sonraki olaylarda kurtarma çalışmaları daha bilimsel ve doğa şartları gözetilerek yapılacaktır.

Ancak devletin yeterli ve doğru koordinesinde yaşanan küçücük aksaklıkların, büyük felaketleri önlemede yol açtığını sorunları yaşayarak gördük. Bu nedenle yukarıdaki hatırlatmayı bir kere daha yapmakta beis görmüyorum: Devletin kurumlarının siyasi irade liderliğinde tam koordinasyonu ile mümkün olan “Türkiye’nin yönetilebilirliği” altın değerindedir ve gözümüz gibi korumalıyız. Aksi halde bedeli çok büyük oluyor…

Yorumlar (1)
Yalan dünya 5 ay önce
Hiç katılmıyorum, gerçekler değil bence bunlar. Dış politikada ortada, sağlık da ortada depremzedelerin sistemlerinde... Bu arada bizim şehir hastanesinden ne haber. Hani yıllar önce temeli bizzat c. Başkanı tarafından atılan.
35°
açık
Günün Anketi Tümü
Yakında kabine değişikliğinin olacağı konuşuluyor, AK Parti'nin 12 belediye başkanlığını elde ettiği Şanlıurfa bir bakanı hak etti mi?
Namaz Vakti 10 Temmuz 2020
İmsak 03:23
Güneş 05:06
Öğle 12:35
İkindi 16:26
Akşam 19:54
Yatsı 21:30
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 34 92
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Tottenham 34 49
10. Burnley 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 34 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 34 31
17. Watford 34 31
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Valencia 35 50
9. Athletic Bilbao 35 48
10. Granada 34 47
11. Osasuna 35 45
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 35 36
17. Deportivo Alaves 34 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24