ŞANLIURFA AŞİRETÇİLİĞİ BİR YENEBİLSE!

Şanlıurfa eskiden kendi kendine yeten bir şehirdi. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra bakır ve keçe gibi el sanatlarında ticareti çok canlıydı. Şanlıurfa’ya özgü en önemli ticari lokomotif ise çok eski yıllardan bu yana “kaçak” adı altında da olsa ülkenin 4 bir yanına satılan ithal ürünlerdi. Yani bir pasaj kültürü vardı. 70’li yıllarda Ucuzluk Pazarında bulunan Halıcı Pasajıydı bu. Türkiye’ye ilk kırılmaz mutfak cam eşyaları bu pasaj pazarladı. 90’lı yıllarda bu pasaj normal dükkanlara dönüştürüldü ve işlevini yitirmiş oldu ama yerini Kapaklı Pasajı doldurdu.

Yaşı 30’un üzerinde olanlar hatırlar, Şanlıurfa’ya gelen herkes elektronik ürün almak için kendini Kapaklı Pasajına atardı. Barutçu Hanında ise kaçak erkek giyimi satılırdı. Hristiyan ülkelerde Pazar günü kiliseye gelenlerin bağışladığı elbiseler Suriye ve Pakistan gibi ülkelerden Barutçu Hanına getirilirdi. Dünyanın en ünlü İngiliz Kumaşından yapılan veya İtalyan markaların erkek giyimi burada bulunurdu. Aralarında az kullanılmış çok kıymetli kıyafetler vardı. Ankara ve İstanbul’da bile bunların meraklıları vardı.

Üstelik bunlar karşılıksız ithalat değildi. Karşılığında Türkiye’de üretilen battaniye, yatak örtüsü, havlu, kilim gibi tekstil ürünleri ile bazı yiyecekler götürülürdü. Hemen ardından Irak’a giden nakliye araçları ile bir canlılık geldi Şanlıurfa’ya. Özellikle kırsal alanda yaşayan gençler kamyon veya tanker alıp Irak’tan mazot, çay, kahve ve çeşitli ürünler getirir, giderken de patates, soğan vs. gibi başta gıda ürünleri olmak üzere birçok ürün pazarlardı Irak’a. 6-7 yıl öncesinde de 1980 yılına kadar olduğu gibi yeniden Suriye ile ticaret canlanmaya başlamıştı. Bu sınır ötesi ticaret Şanlıurfa’nın lokomotifi durumdaydı ve buna bağlı olarak inşaat sektöründen tarıma varıncaya kadar tüm sektörü canlı hale getirmişti.

70 ve 80’li yıllarda da özellikle Dergah ve Balıklıgöl yaz aylarında her gün binlerce yabancı turist ağırlardı. Araplarla dil konusunda esnaf problem yaşamıyordu ama yabancı turistlerle iletişim kurabilmek için her esnaf 3-5 kelime de olsa İngilizce öğrenmişti. Ve cebinde dolar, mark veya riyal olmayan esnaf yoktu neredeyse. Kâbe’ye yolculuk da karayolu üzerinden Şanlıurfa’dan geçiyordu. Bunların hepsi bitti geriye sadece Suriye ile ticaret kalmıştı o da 9 yıl önce sona erdi.

Antep de benzer durumdaydı ama ürettiğine pazar bulabildi ve imalatta hız kesmeden kendini geliştirdi. Bizimki daha çok al-sat olduğu için bittik. O gün bugündür iş adamları batıya kaçtı, kırsal alanlardan ise durmaksızın kent merkezine göç oldu. Mirası tükettik. Hazırdan para kazanma dönemi bitti. Arsa spekülatörlüğü artık para kazandırmıyor. Beynelmilel müteahhitler bile iflas edip kaçmak zorunda kaldı. Tarımın da, hayvancılığın da bir getirisi yok artık. Dolayısıyla ağalığın da bir hükmü ve karşılığı kalmadı.

Sınır ticareti olmasa da kent; tarihi, kültürü ve tarımıyla ülkede benzersiz bir değere sahip… Ancak yine kendine özgü benzersizlikleri yüzünden bir çıkmazın içinde… Özellikle “aşiretçilik”… Milletvekili, belediye başkanı, sanayi başkanı, STK başkanı, müdür, memur, işçi alımlarında veya seçiminde kentin ortak menfaati ve ehliyet tamamen göz ardı edilip “aşiretçilik” belirleyici oluyor. Aynı şekilde çok çalışan ve faydalı işler yapanlar da yine yerinden “aşiretçilik” üzerinden ediliyor. Ankara’nın da işine geliyor aşiretçilik üzerinden sadece atama talebinin gelmesi ve bununla geçiştirmek.

Şanlıurfa’nın bir an önce silkelenmesi gerekiyor. Allah, her türlü zenginliği Şanlıurfa’ya vermiş, bunun kıymetini bilmeliyiz. Aşiretçiliği “yerinden adam etme” veya “beceriksiz olduğu halde bir yerlere getirme” olayında elimizin tersiyle itmeliyiz. Aksi halde kayırmacılık, ayak oyunları, torpil yaparak geriye gitmeye devam ederiz. Aşiretçilik kullanılacaksa pozitif anlamda; bir araya getirme, sulh ve gelenekleri yaşatma anlamında kullanmalıyız.

Son olarak seçilecek kişiler aşiretleri de, kentin yerlilerini de, farklı STK’ları ve siyasi parti mensuplarını da hiçbir ayrım yapmadan kucaklamalı. Hatta aşiretleri kucaklarken sadece günümüzde karşılığını yitirmiş ağaları değil bizzat irili ufaklı aşiretlerin ve ailelerin bireylerini muhatap alarak çalışmalı.

Ancak bu şekilde Şanlıurfa farklı değerleriyle yeniden bir sıçrama yapabilir, özüne dönebilir, bereketi bulabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Arısüt - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ajans Urfa Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ajans Urfa hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ajans Urfa editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ajans Urfa değil haberi geçen ajanstır.

09

ömer sinikan - mamoste, sitenizdeki namaz vakitleri ile diyanetin namaz vakitleri birbirini tutmuyor, kontrol edin.... selamlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Mart 11:01
08

cono - feodalizmi yendik, yıktık sayalım peki şehirli olduğunu iddia eden kasabalılık zihniyetini nasıl yenecez? Şehirdeki ailelerin çoğu kasabalı zihniyetinden kurtulamamış olup, şehrin ve şehirliliğinin ne olduğunu bile bilmemektedir! Bunlar feodalist zihniyetten bile daha tehlikelidirler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Mart 11:01
06

Çok Zor - Bu anlayışla çok zor. Belediye başkan adaylarının seçilme mantığına bir bakın hele ondan sonra.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Mart 11:01
05

Ömer aslan - İş aş istihdam memleket gündemi olmalı

Girişimciler iş adamlarının önü açılmalı desteklenmeli

tek yol üret çalış kazan urfa antepi örnek al 7 milyar dolar ihracat yapmış

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Mart 11:01
04

siverekli - slm mustafa bey aasiret demek rusvet demek asiret demek geri kalmislik demek asiret bir topluma yenilik getirmek isteyinin canini almaktir asiret demek fravun zamaninda para rusvet adam kaydirma pul kana davasi baslik parasi sopayla adam kadina cinsel obje simgesi gibi toreller ta o zamanda buraya gelmis demektir asiret kisacasi asiret cogu kanunlari koronodan daha oldurucu bu arada siyaset demedim siyaseti ve kull hakini yiyende asairetciliktir bir bakiniz urfada asiret bagli olmayan bir baskan soyleyin diyeceksiniz bunlarda halk degilmi evet ...o zaman problem nerde ankarada dayiniz varsa urfada isteginiz makama mudur veya atama hakkiniz var ...galiba anladiniz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Mart 11:01
03

siverekli - millet uzayda yill 2020 ye bizler fravun zamanindayiz halla ne alla en alla rant oy para rusvet adam kaydirma masalti rusvet devlet memurun onunde egilme ell opme paran varsa cogu seyi satin alabilsiniz bu toplumda

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Mart 11:01
02

selami - hayal kurmaktan vazgeçip gerçekleri kanıtlarıyla yazın yeter

yorumlarızda bizim için önemli değil

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Mart 11:01
01

çiloğlu - Aşiretçilik = Menfaatçilik

Menfaatçilik=Vazgeçilmezlik

1+1=2 Ama urfa+urfa= 0

Bu işin içinden çıkılması zor hesaplar. Anlayan anlar o da elinden bişey gelmez...

Velhasılı kelam ne dersen de 3 kuruşa 5 köfteye alışmış bir zihniyete.

Gel de bedel öde diyemezsin..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Mart 11:01


Şanliurfa Markaları

SİZDE BU ALANA REKLAM VERMEK İSTER MİSİNİZ?

+90 (505) 585 67 77
Reklam bilgi

Anket Sizce erken genel seçim olur mu?