KIYAMET Mİ, KIYIM MI?

6 şubat 2023 tarihinde merkez üsttü Maraş olan ve 10 ili etkileyen depremi kimileri küçük bir kıyamet olarak tarif etti, kimileri ise ihmalkarlık silsilesi sonucu oluşan bir kıyım.  İlk 2 gün yıkımın fazla olduğu yerlere neredeyse hiç müdahalenin olmadığı aktarıldı. TSK kışlalardan çıkarılmadı. Aldığımız bilgiler askere emir verilmediği hatta bazılarının inisiyatif alarak bireysel yardıma gittiği yönünde oldu. Ardından bölgede üniformalıların çoğunlukla jandarma olduğunu gördük. Bu tür büyük toplumsal felaketlerde emir komuta zinciri ile koordinasyonu kolaylıkla sağlayabilecek olan, yüksek lojistik ve gelişmiş ekipmana sahip olan askeriyenin olaya müdahale etmemesi durumu bir hayli çıkmaza soktu.  Afad ve Kızılay süregelen liyakatsizlikler zinciri sonucunda hiç de şaşırtmayan bir hüsran yaşattı.

Hem Depremin merkez üssü hem de Afad genel müdürünün memleketi olan Afşin’e ilk müdahale de genel müdürünün başında olduğu kurumdan değil yurtdışında olan hemşerilerinden geldi. Kızılay başkanın da memleketi Malatya ise depremden en çok etkilenen iller arasındaydı. Kanımca vakıflara bağış yapmaktan fırsat bulamamış olsa gerek ki depremde sınıfta kalanlar arasında oldu. 105 yıllık kurumun maalesef bağımsızlığını artık koruyamadığı da aşikâr. 

04.17’den itibaren siyasetçilerin kriz masasında oluğunun açıklanması ise takdire şayan bir durum. Biz depremzedeler dahi o an uyuyorduk. Bazılarımız uyanıp kurtulmaya çalıştı ama ne yazık ki bazılarımız uykusunda tabutları olacak evlerinin enkazı altanda kaldı. Depremin saniyesinde kurulan kriz masası maalesef ilk 48 saat enkazlara müdahale etmek gibi küçük ayrıntıları atladı.

Gelelim siyasetçilerin gündemine. Sel olduğunda pantolonun paçası çizmenin içinden ıslanan siyasetçilerin deprem özel kombinleri de elbette vardı. Boğazlı kazak giyip, sakal bırakmalarının kimseye faydası olmadı tabi ki de. Depreme müdahale edememelerinin sebebinin ise  "Havalimanlarının kapalı olması, telefonların çekmiyor olması, yolların kapalı olması, hava şartlarının kötü olması alana ulaşmayı zorlaştırdı. “Şeklinde aktardılar. Ulaşılamadı dedikleri havalimanı mevcut iktidar tarafından 2007 yılında bütün itirazlara rağmen kurutulan Amik gölü üzerine kuruldu. Yapılması gereken ilk müdahalelerden biri de havalimanın onarılmasıydı lakin bunu da Ankara belediyesi günler sonra yapabildi. Kapalı dedikleri yollar 21 yıldır iktiranda olan hükümet tarafından yapıldı. Ekmeğe çikolata sürer gibi toprağın üstüne asfalt döküldüğü için yolların çökmesi ihale alan firmalara sürpriz olmasa gerek. Çoğu da iş makinalarını bölgeye gönderme gereğinde bile bulunmadı zaten. Çekmiyordu dedikleri telefonlar -özel şirketleri saymazsak- 2005 yılında özelleştirilen Türk Telekom. Özelleştirme sürecinde yapılan usulsüzlükler silsilesi de ortada. Özel GSM şirketlerinin de reklamlarda tanıttıkları teknolojikleri görmeyi umarken deprem sabahı faturamı tahsil etmeleri şokuyla karşılaştım. Bunun üstüne düşmeyen hatlar, çekmeyen internet sorunu hala bile devam ediyor. Tabii işin bir de sosyal medya hesaplarının kısıtlanması da vardı. Sosyal medyada büyük bir dayanışma gösteren bizlere kısıtlama şoku yaşandı. Ama bizler bu tür durumlara alışık olduğumuz için hepimizin telefonun mevcut bulunan VPN uygulamaları sayesinde bu kısıtlamayı da kolaylıkla atlatarak bölgedekiler ile iletişim kurmaya devam ettik. Hava şartlarının da artık kusuruna bakmasınlar. Eminim fay hatlarının haberleri olsaydı devletin etkilenmemesi için daha güzel havaları tercih ederdi.  

Fay hatlarının yaptığı bir düşüncesizlikti evet ama devlet bunca güce sahip olduğunu iddia ederken yolların onarılması akıllarından geçti mi açıkçası oldukça merak ettik çünkü zarar gören yollar ilk günden onarılıp yardım sevkiyatı başlanılsaydı ölü sayısı tartışmasız çok çok az olacaktı. Deniz ve havayolları seçeneklerinin uygulamaya geçmesi de maalesef çok geç oldu.

‘Bizim hazırlığımız İstanbul depremiydi’ açıklaması ise depremin olduğu 10 ilin Kuvâ-yi Milliye sınırları dışında mı kaldığı sorusunu akıllara getirdi. Eğer 10 il Türkiye sınırları içerisinde ise ve bilim insanlarının deprem olacağı uyarısını yapmasına rağmen neden önlem alınmadığı açıklanmalı. İstanbul dışında yaşayan insanlar yanlış yerde yaşadığı için öldüğü anlamına gelir o açıklama ki İstanbul için de önemlerin çok yetersiz olduğunu bilim insanları aktarıyor. Çök-Kapan-Tutun isimli deprem tatbikatı yapıldı geçtiğimiz sene. Tam olarak neye hizmet ettiğini hala anlaşılabilmiş değil. 

Bazı siyasetçiler deprem bölgesi olan memleketindeki evlerini bile ziyaret etme ihtiyacı duymazken bazıları ise depremden etkilenen çocukları yarı çıplak halde önlerine alıp basın açıklaması yaptılar. Hem de kendileri en kaliteli markalardan montlar, atkılar, bereler ile dururken kafasına kapüşonunu takan çocuklarınkini çıkarma ihtiyacı duydular. 


Eskiden Kürtler ve Aleviler devletsizdi. Bu deprem sayesinde yandaşlar dışında herkesin devletsiz olduğunu anlamış olduk. Devlet nerde yakarışını da sadece savcılar, polisler soruşturma açmak için duydular. Muhabirlerin korkudan yarıda kestiği depremzede röportajlarında da ‘isterlerse tutuklasınlar’ söylemleri istibdat rejimine halk tarafından açıkça bir meydan okuma oldu. Çadır bile dağıtmayı beceremeyen bu rejimin tek başarısı korku atmosferiydi. Deprem ve sonrasında yaşamalardan dolayı oluşan çaresizliktik duygusu bu korku rejimini bile gölgede bırakmayı başardı.

Halkımızı deprem değil binalar ve ihmalkarlık öldürdü.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bermal Akıl - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ajans Urfa Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ajans Urfa hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Ajans Urfa editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ajans Urfa değil haberi geçen ajanstır.



Şanliurfa Markaları

SİZDE BU ALANA REKLAM VERMEK İSTER MİSİNİZ?

+90 (505) 585 67 77
Reklam bilgi