Gözlerimi açtığımda... Enkaz altında kalan Urfalı öğrenci o anları anlattı!

Elazığ'da meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremde göçük altında kalan Şanlıurfalı öğrenci Harun Küçük, enkaz altından kurtarıldıktan sonra yoğun bakıma alındı. Ailesi tarafından Şanlıurfa'daki hastaneye getirilen Küçük'ün hayati tehlikeyi atlattığı öğrenildi. Yaşadığı zorlu anları anlatan Küçük, "Gözlerimizi açtığımızda kolonların arasındaydık. Bir anlık sinir krizi geçirmeye başladık. Benim nefesim çıkmıyordu, bağıramıyordum" dedi.

Haber albümü için resme tıklayın

Elazığ'da geçtiğimiz hafta meydana gelen ve Şanlıurfa’nın da yer aldığı birçok ilde hissedilen 6.8 büyüklüğündeki depremde 72 bina yıkıldı, 41 kişi de hayatını kaybetti.

Depremde 45 kişi sağ olarak kurtarılırken, enkaz altından çıkarılan isimler arasında Elazığ'a okumak için giden Mimarlık Fakültesi öğrencisi Şanlıurfalı Harun Küçük de yer aldı. Elazığ'da aynı bölümden 4 arkadaşıyla bir evde yaşayan Urfalı Küçük, deprem gecesi dönem projelerini tamamlamak için 5 arkadaşıyla bir araya geldi.

2 BUÇUK SAAT GÖÇÜK ALTINDA KALDI

6 aydır üzerine çalıştıkları proje için buluşan Küçük ve arkadaşları, deprem şiddetini hissedince ne yapacaklarını bilemedi. Olası bir yıkımda kurtulabileceklerini düşünen 6 arkadaş, kiriş ve kolon köşelerine sığındı. Yerin çökmesiyle enkaz altında kaldıklarını kaydeden Küçük, yaklaşık iki buçuk saat göçük altında kaldıklarını söyledi.

HAYATİ TEHLİKEYİ ATLATTI

Deprem haberini duyan Şanlıurfalı aile ise Küçük’ü aradıkları ancak ulaşamadıkları kaydetti. Daha sonra Küçük’ün arkadaşını arayan aile, oğullarının enkazın altında kaldığını öğrendi. Aile, durumu arama kurtarma ekiplerine bildirdikten sonra Elazığ’a gitmek üzere yola çıktı. Yaklaşık iki saatlik AFAD ve Kızılay arama kurtarma çalışmalarından sonra ekipler, Küçük ve arkadaşlarına ulaştı. Enkaz altından çıkarılan Küçük ve arkadaşları, kaldırıldıkları hastanede yapılan ilk müdahalelerden sonra yoğun bakıma alındı. Birçok yerinde kırık olduğu ve bazı iç organlarının zarar gördüğü öğrenilen Küçük'ü ailesi, Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi getirdi. Hastanede tedavi altına alınan Küçük, dün yoğun bakımdan çıkarıldı.

KÜÇÜK: NEFESİM ÇIKMIYORDU, BAĞIRAMADIM!

Yaşadığı zorlu anları anlatan Küçük, arkadaşı Mehmet ile birbirlerine destek olduklarını kaydederek, "O akşam evimizde 2 tane misafir arkadaşımızda vardı, 6 kişiydik. Deprem anında çizim yapıyorduk. Bir projemiz vardı onu çiziyorduk. Biraz ara vermiştik çalışmamıza o esnada iki arkadaşımız salondaydı. İki arkadaş oturma odasındaydı, ben ve arkadaşım Mehmet Şeker koridora çıktık. Aslında kaçmak gibi bir düşüncemiz yoktu, deprem geçer diye düşündük ve bekledik biraz. Sonra kolon ve kirişin altına geçtik bir şey olmaz diye. Daha sonra döşeme altımdan kaydı. O esnada dönüp hemen Mehmet’e baktım. Mehmet’i gördüğüm zaman ona sarılıp elimi başının üstüne koydum beraber aşağı düştük. Gözlerimizi açtığımızda kolonların arasındaydık. Benim iki ayağım, Mehmet’in sol kolu, sol ayağı, sağ eli enkaz altında kaldı. Bir anlık sinir krizi geçirmeye başladık. Çünkü bir milim dahi hareket edemiyorduk. İlk başta Mehmet beni sakinleştirdi biraz. Ben kötüydüm. Daha sonra Mehmet biraz kriz geçirdi ben onu bu defa sakinleştirdim. Ben hiç konuşacak durumda değildim. Mehmet sürekli beni motive ediyordu, sağ olsun. Onun sayesinde çıktık, o çok bağırdı. Benim nefesim çıkmıyordu, bağıramıyordum" ifadelerini kullandı.

'BEN DAYANAMIYORUM, ÖLDÜR BENİ'

Daha sonra arkadaşının telefonuyla birçok kişiye ulaşmaya çalıştığını ancak şebekenin çekmediğini kaydeden Küçük, "Ondan sonra bana telefonunu verdi. Birilerine ulaş, feneri aç dedi. Ben ulaşmaya çalıştım, şebeke yoktu. Çok kişiyi aradım ama ulaşamadım. Sonra, 'Biz kurtulamayız' dedik. Çünkü bir Marmara depremi gibi düşündük. Bizi kurtaracak ekip yetişemez bize diye düşündük. O kadar bina yıkılmıştır dedik. Allah’tan bir tek bizim binamız yıkılmıştı orada. Aynı tip 20 binadan bir tek bizim bina yıkıldı. Biz yarım saat sonra ayaklarımızı hissetmiyorduk. Daha sonra sesler geldi. Biz bağırıyorduk ama duymuyorlardı bizi. Artık bir tek ölümü bekliyorduk. Başka bir şey yoktu çünkü. Mehmet bir ara bana dedi ki, 'Ben dayanamıyorum beni öldür' dedi. İşte biraz destek almaya çalıştık birbirimizden. Sonra bizi siviller, polis özel harekattan Osman amca vardı onun sayesinde kurtulduk. Konuştuk işte. 'Kaç kişisiniz? İsimleriniz nedir?' diye sordular. Biz, 'Kolonları kaldırın ağabey' dedik. 'Biz onları kaldıramayız, ölürsünüz kaldırsak' dediler" diye konuştu.

'HİÇ UMUDUM YOKTU...'

Enkaz altında kaldıktan sonra hiç umutlarının kalmadığını belirten Küçük, yukarıdan sesler duyunca rahatladıklarını belirtti. Küçük, "Daha önce deprem anlarına şahit olmuştum. Başıma gelmişti ama ilk defa bir göçük altında kaldım. Biz Van depremi gibi düşündük. Çok şükür korkulan olmadı. Bizim dışımızda bir öğrenci evi vardı. Zemin kattaydılar, çok şükür o sırada onlar evde değildi. Yoksa kurtulamazlardı. İlk andan beri Mehmet soruyordu bana, 'Kurtulur muyuz?' diye. Benim hiç umudum yoktu. Dedim ki, 'Herkes gitti yani. Kimse bizi bulamaz.' Dayanabilecek miyiz diye düşündük, umudumuz yoktu. Sesleri duyunca rahatladık" sözlerine yer verdi.

'ÜST KATIMIZ, ALT KATIMIZ, KARŞI KOMŞUMUZ ÖLDÜ'

Kurtarılma anları anlatan Küçük, birçok komşularının enkaz altından cansız bedenleri ile çıkarıldığını söyleyerek, "Alttan bir delik açtılar. İlk başta beni aldılar açtıkları delikten. Beni aldıktan sonra Mehmet’i aldılar. Bütün arkadaşlarımız oradaydı. Direk ambulansa koydular bizi. Üniversite hastanesine götürdüler. Diğer 4 arkadaşımız da iki grup olmuştu. Onlar cephede olduğu için biraz daha dışa yakınlardı. Biz tam ortadaydık. O yüzden biraz daha uzun sürdü bizi çıkarmaları. Çok şükür biz çıktık. Bizim üst katımızdakiler, alt katımızdakiler, karşı komşumuz hepsi öldü. Bir tek bizim daireden sağlam çıkanlar biz olduk. Birkaç kişi daha da kurtuldu ekstradan bizim daireden" dedi.

'DEPREM ÖLDÜRMEZ, İNSAN ÖLDÜRÜR'

Sağlık durumunun iyi olduğuna değinene Küçük, şu ifadeler ile sözlerine son verdi.

"Şu anda çok şükür sadece kaburgam ve kalçada kırık var. Sol el ve ayakta ezilmeler var. Onun dışında şuan gayet iyiyim. Pazartesi günü taburcu olma ihtimalim var. Çok şükür en büyük zenginlik sağlık, onu anlamış olduk. Biz mimarların başına gelmesi de biraz trajikomik, faydalı oldu. Çünkü ileride tasarlayacağımız yapıların daha güvenli ve daha insancıl olacağına tekrar şahit olduk. Biz söz vardı. 'Deprem öldürmez, insan öldürür', buna şahit oldum. Allah yardım etsin ölenlerin ailesine, sabır versin."

Özlem DİKMEN-Esma ALBAYRAK/ÖZEL HABER

31 Oca 2020 - 16:43 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Ajans Urfa Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Ajans Urfa hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Ajans Urfa editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Ajans Urfa değil haberi geçen ajanstır.


Şanliurfa Markaları

SİZDE BU ALANA REKLAM VERMEK İSTER MİSİNİZ?

+90 (505) 585 67 77
Reklam bilgi


Anket Sizce erken genel seçim olur mu?