banner226

banner69

banner84

banner225

banner168

"Kadınlar, bizim kadınlarımız... Hiç yaşamamış gibi ölen"

Şanlıurfa'da kimi kesimlerce hala varlığını sürdüren ataerkil zihniyet tarafından yok sayılan, hor görülen, örf ve adetler adı altında hayatları ellerinden alınan kadınlarımız için 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İpekyol Medya Grubu olarak editör imzasıyla ele aldığımız yazımız...

Gündem 07.03.2021, 13:25 08.03.2021, 09:59
"Kadınlar, bizim kadınlarımız... Hiç yaşamamış gibi ölen"

Muhakkak ki dünyanın birçok yerinde kadın olmak zordur ama Urfa’da ‘kadın’ olmanın zorluğu apayrıdır.

Urfalı kadının dramı daha kundaktayken başlar. Erkek bebek beklerken kızı olduğunu öğrenen baba, kız doğurduğu için eşini döver. Kızlar evlattan bile sayılmaz. Kızın dramı dünyaya geldiği işte o gün annesinin gözyaşlarıyla yoğrulamaya başlar. Kelimelere sığdırılır sonra yokluğu. Bu coğrafyada istisnaları saymazsak bir babaya “Kaç tane çocuğun var” diye sorulduğunda cevap olarak, “Kızları saymazsak 5 tane” cevabı alınır.  Kızın kaderi anneye benzermiş. Sonrası da aynen öyle olur. Kız büyür yoksayılan evden yoksayılacağı başka bir eve "Hizmetinizi görsün' diye verilir yada satılır. Bu kadar dışlanmasına rağmen kadınlarımız hayata küsmezler. Tüm yaşananları sineye çekerek evlerinin ışığı olmak için kendilerini feda etmeye devam ederler. Kendi hayatları için ama daha çok çocuklarının geleceği için var güçleriyle savaşırlar. Çoğu kez bu savaşın bedelini canlarıyla ödeseler de...

Kadın dramını, mücadelelerini, kırgınlıklarını yazmaya kalkarsak kelimeler yetmez ama Urfa'da çilenin kahramanı kadınlarımızı şöyle kategorize edersek yanlış olmaz sanırsak:

MEVSİMLİK TARIM İŞÇİSİ KADINLARIMIZ

Tarım zengini olan Şanlıurfa’da kadınlarımız başka şehirlere mevsimlik işçi olarak giderler. Daha yola çıkmadan bütçelerinden daha az para harcamak için kamyon arkalarında veya küçük bir minibüse çoluk, çocuk kim varsa üst üste binerek yolculuk yapmak zorunda kalırlar. Gittikleri yerde çadırda kalacakları için yanlarında zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak malzemeler  de yanlarında adeta kaplumbağa misali yatağını, ocağını sırtına alarak mevsimlik göçe zorlanırlar. Yolda kazada ölmezlerse vardıkları yerde geldikler yerden hiçbir zaman iyi olamayan bir hayat başlar onlar için. Sabah tarla işçisi olmak için uyandıkları çadırdan tarlaya, oradan tekrar çadıra uzanan zorlu bir mücadele bekler onları. Tarlada işini bitirdikten sonra çadırına gidip yapılması, kundaktaki bebeğin doyurulması, bulaşıkların yıkanması, yatakların serilmesi gerekir zira.  Kocası tarlada çok yorulduğu için ona bir de çay demlenmesi lazım. Kadının yorulmaya hakkı yoktur çünkü. Bir köleden farksız çalışır da çalışır. 

TÖRE CİNAYETİNE KURBAN GİDEN KADINLARIMIZ

Urfa'da özellikle kırsalda hala aşık olma hakları da yoktur kadınların mesela. Kendi iradeleriyle eş seçimine izin verilmez. Onların yerine düşünecek bir baba ve abileri illaki vardır. Ne giyecekler, nasıl konuşacaklar hep bir gözetim altındadır. Kadınlar kendi kalplerine bile hükmedemezlerken ailenin erkekleri bütün fikir, düşünce ve hakları üzerinde hakimiyet kurarlar.  Ola ki kadınlar erkeklerin bu hükmüne karşı çıkarlarsa, toplumda asla suç olarak kabul edilmeyen ‘töre cinayetine’ kurban edilirler. Töre cinayeti sadece gönül bağının bedeli değildir üstelik. Amcası, abisi tarafından tecavüze uğrayan kadınlar da tecavüze uğradığı için öldürürler yada tecavüzcüsü ile evlendirilirler. Çünkü tecavüze uğrayan kadındır onların nazarında suçlu olan... Kirli düşüncelerine binbir bahane üretip erkeği suçtan arındırıp kadını cezalandırmak bu coğrafyada hala sürdürülen ve adına töre denilen bir cinayettir. 

GELİNLİKLE GİRDİKLERİ EVDEN KEFENLE ÇIKAN KADINLARIMIZ    

Ailelerin baskısıyla yada seçtikleri ile evlenenler için de hayat hiç de kolay değil. Kentte hala daha evden gelinlikle çıkarken "Eti de kemiği de senin, gelinlikle çıktın kefenle gelirsin" denilerek karşı tarafa emanet değil vicdansız bir şekilde teslim edilen kadınlar var. Gittikleri yerde kocası, kayınvalidesi derken hiçbir zaman kıymet görmeyen kadınlar evin hizmetçisi, kocasının kölesi olmaktan  öteye geçemiyor. Kadınsın, annesin, eşsin ama aslında yoksun. Bu kimlik karmaşası içerisinde uğradıkları fiziksel ve psikolojik şiddet kadını tekrar baba evine sürüklüyor ancak o kapı bir daha ona açılmıyor. Eğitim yok, meslek yok, arkasında ailesi yok, çocukları için mecbur koca evine geri dönüş. Bu dönüşte şiddet de kin de artıyor. Bedeni eskisinden daha çok hırpalanıyor. En sonunda kocası tarafından öldürülerek manşetlerde "Bir kadın cinayeti daha" başlığı altında 10 dakikada okunan bir habere konu oluyor. 

KÜÇÜK GELİN OLMAK ZORUNDA KALAN KADINLARIMIZ
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 6/1-c maddesi uyarınca 18 yaşını doldurmamış kişi çocuktur. Çocuk dediğin, parka, okula gider. Kız çocukları oyuncak bebekleriyle kurduğu dünyada yaşarlar. Kendinden 20 yaş büyük bir erkek gördüğünde ona karşı duygusal hisler beslemezler ama hala ne yazık ki toplumumuzun yaşadığı en korkunç gerçeklerden biri de çocuk gelinler. Genellikle mal bölünmesin ya da yabancıya gitmesin diye küçük kızları dini nikah adı altında evlendirirler ve yine maalesef ki çocukluğunu yaşamayan bu kızlar kendi çocuklarını da kucağını alıp annecilik oynuyor. Hüsran bir çocuk, hüsran bir bebek, toplumsal bir çöküş... 

Dahası da var. Mesela, 40-50 yaşında bir adam ikinci kadınla evlenmek için küçük kızını berdel olarak verebiliyor. Berdel konusunu ayrı bir başlık altında anlatmak lazım ama yıllardır çözülemeyen bir konu hakkında daha ne söylenebilir ki…


SURİYELİ KADINLAR VE KUMALAR
Suriye’de çıkan iç savaştan kaçarak ülkemize sığınan Suriyeli kadınlar ne yazık ki toplumda bazı kesimlerce ganimet olarak algılandırlar. "Kadın" kimliği altında ezildiler. Savaşta eşini, çocuğunu kaybeden kadınlar, kaybettikleri canların acısını yaşayamadan sahip çıkılsın düşüncesiyle evlendirildiler. Üstelik zaten evli olan adamlarla. Çok eşliğin zaten var olduğu Şanlıurfa'da para karşılığı evlilik yapmak, imam nikahı adı altında sistematik bir istismara maruz kalmak gittikçe arttı. Üstelik mağdur olanlar yine hem Urfalı hem Suriyeli kadınlar oldu. Birbirinin kuması onca kadın... Üstelik aralarında şükredenler bile var; fuhuşa sürüklenmedikleri için...

Başlık başlık verdiğimiz ancak dramlarını tek tek konu edinsek kitaplar dolusu hikayeye rastlayacağımız bu coğrafyanın kadınlarının kaderindeki değişim eğitimle başlıyor. Eğitimin zorunla hale getirilmesinin ardından okullarda sayısı artan kızların toplumdaki rolleri de "Hizmet eden kadından" "Öncü, rol model kadına" doğru evrilmeye başladı ama onların sayısı da yeteri kadar değil.  Özellikle mevsimlik işçi aielerinin çocuklarının eğitimden uzaklaştırılmasının önüne geçilmeli, aktif eğitim için koşullar sağlanmalı.

Unutmamak gerekir ki lkız çocuklarının eğitimde gösterdikleri başarı ve kendi hayatlarını çizerek etraflarına yaydıkları ışık, toplumun kadınlara karşı karanlık zihniyetini yok etmek için bir umut, bir güç...

AJANS URFA

banner213
Yorumlar (0)
banner191
28°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yakında kabine değişikliğinin olacağı konuşuluyor, AK Parti'nin 12 belediye başkanlığını elde ettiği Şanlıurfa bir bakanı hak etti mi?
Namaz Vakti 09 Mayıs 2021
İmsak 03:41
Güneş 05:15
Öğle 12:26
İkindi 16:14
Akşam 19:28
Yatsı 20:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 33 67
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 34 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 33 52
9. Leeds United 35 50
10. Arsenal 34 49
11. Aston Villa 33 48
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 34 41
14. Newcastle 35 39
15. Brighton 34 37
16. Southampton 34 37
17. Burnley 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 35 75
3. Real Madrid 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 35 56
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Athletic Bilbao 35 46
9. Granada 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Levante 35 39
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 34 26