banner14

banner69

banner84

banner87

banner89

Günün ulusal ve yerel köşe yazarları

Ulusal ve yerel gazete ve haber sitelerinden sizin için derlediğimiz köşe yazıları...

Gündem 07.12.2016, 06:55 07.12.2016, 06:55
Günün ulusal ve yerel köşe yazarları
banner37

İSTANBUL'A KAYYUM MU GELİYOR?

SÜLEYMAN ÖZIŞIK

15 Temmuz darbe girişiminden sonra yapılan Fetö operasyonları aralıksız devam ediyor.

Pek çok ilde Bylock kullandıkları gerekçesiyle askerler, polisler, hakimler, savcılar ve öğretmenler gözaltına alınıyor veyahut tutuklanıyor.

Peki ama Fetö'nün siyasi ayağını oluşturan isimlere neden dokunulmuyor?

Daha da önemlisi dokunulacak mı ve dokunulacaksa nasıl dokunulacak?

Son dönemlerde herkes bu soruyu soruyor ve tatmin edici bir cevap arıyor.

Anlatacaklarım soru sahiplerini ne kadar tatmin eder bilemiyorum ama olanı olduğu gibi anlatayım.

Bir defa önce şunu netleştirelim.

Bazı televizyon kanallarında ve gazetelerde dillendirilen, "Siyasi partiler içinde Bylock kullanan Fetöcü isimler var" söylentisinin aslı astarı yok.

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

MHP BÖYLE ÇÖKERTİLİR!

 ARSLAN TEKİN

MHP'nin Balgat kolunun başkanının, partili başkanlığın önünü açması, Ak Parti'nin "Ebedî Şef"ini, Türkiye'nin "Ebedî Şef"i yapmak için, MHP kitlesini çiğneyerek, yok sayarak; MHP'nin geleneğini, MHP'nin düsturlarını ve kendisinin önceki sözlerini yutup: "Gel Anayasa'yı çiğneme. Anayasa'yı sana uydurayım. Bütün ipleri eline al; ebedî şefliğin tescil edilsin. Türk'ü silme programı mı uygularsın, 36 dilimli Türkiye mi kurarsın, dünyaya savaş mı açarsın, ne istersen yap. Tek şartım var; ben Balgat'ta ebedî genel başkan olarak oturacağım... Bunu sağlayacaksın!" diyebilir mi?!Mesele budur. Başka yorum getirecek varsa beri gelsin!Eski rakibi, Tuğrul Bey bile, Ak Parti'de olduğu hâlde, başkanlığın nasıl bir felâket getireceğini bildiği için, çok ince ayarla, bu sisteme karşı çıkmıştır.Tecrübeli politikacı Deniz Baykal, partili başkanlık için CNN Türk'te ne dedi?"Sabahleyin Cumhurbaşkanımız, MGK'yı toplayacak. Öğlen bakanlar kurulunu, öğleden sonra da AKP MKYK'ya gidecek, oradan AYM'ye gidecek ve üyelerin yarısını kendisi tayin edecek. Böyle bir şey olamaz, bu ciddiyetsiz bir iştir. Gerçekten olamaz bir şeydir. Hiç bir ülkede böyle bir model yoktur."MHP milletvekilleri, şimdiye kadar başkanlığın ne fayda getireceğini kitlelere anlatabildiler mi? Sadece Balgat'takinin sadık yardımcısı Celal geçen hafta İstanbul'da, başkanlığı savundu. Bakmayın siz onun "yukarılara" şirinlik göstermesine... 1970'lerin başlarında, Atsızcı-Milliyetçi Hareketçi ayrışmasında tasfiyeye uğramış (Bıçakla da yaralanmıştı.) 40 yıldır bildiğim Celal, zamanında "ecmainci" dediğine, "yeşil komünist" dediğine asla oy vermez. Hesap adamıdır! Size uçtan bir örnek verdim.

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

RUSLARLA DANS

EMİN PAZARCI

Daha düne kadar uçak krizi yüzünden kanlı-bıçaklı olduğumuz Rusya ile bugün geleceği şekillendirmeye çalışıyoruz. Sözde “stratejik ortağımız” Amerika ile de itişip kakışıyoruz.

Moskova ile sürdürdüğümüz telefon görüşmeleri ve karşılıklı ziyaretler, pek çok konuda önemli mesafeler almamıza yol açmış durumda. Biliyorsunuz, kısa bir süre önce Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Antalya’daydı. Suriye konusu enine boyuna masaya yatırıldı. Bazı konular olgunlaştırıldı.

Lavrov’a öncelikle Halep konusunda adım atmayı önerdik. “Bir insani yardım koridoru açalım” dedik:

-Ateşkes sağlayıp, sivilleri tahliye edelim.

Rus tarafından sıcak bir yaklaşım geldi. Konu enine boyuna görüşüldü, bazı noktalarda belli bir aşama da kaybedildi. Şimdi ise, Başbakan Binali Yıldırım ile birlikte Rusya’dayız. Konuyu olgunlaştırmaya çalışacağız. Anlaşma sağlanırsa, Rusya’nın Suriye’deki operasyonları duracak. Esad’ın rejim güçleri dizginlenecek. Öncelikle insani problemler çözülecek.

Tabii, Türkiye’nin hedefi bununla sınırlı değil. Asıl amaç, Suriye genelinde bir ateşkese ulaşabilmek. Eğer Rusya ile anlaşılabilirse, bu sağlanabilir. Çünkü, Rusya Esad’ı kontrol ediyor, biz de muhalifleri. Önümüzdeki dönemde, geçtiğimiz Cenevre görüşmeleri benzeri bir süreç tesis edilebilirse, buna şaşırmamak gerek. Gelişmelere bakılırsa, tarafların karşılıklı masaya oturacağı 4. Cenevre Süreci hayal değil.

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

EKONOMİ NEREYE?

VEDAT BİLGİN

Türk ekonomisinde döviz fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların bir krize neden olup olmayacağı hususu etrafındaki tartışmalar esas itibarıyla sebeplerle sonuçların birbirine karıştırılmasının eseridir. Bırakınız Türkiye ekonomisini dünyanın hiçbir yerinde döviz fiyatlarında meydana gelen dalgalanmanın tek başına bir ekonomik kriz meydana getirmesinden bahsetmek doğru değildir.

Piyasa ekonomisinin önemli göstergelerinden biri, paranın değerinin yabancı paralar karşısında ‘devlet veya bir kamu otoritesi’ tarafından değil doğrudan doğruya ‘piyasada oluşan fiyatlarla’ belirleniyor olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’de uygulanmakta olan serbest kur politikası Türk Lirası’nın değerinin oluşumunu piyasaya bırakan bir uygulamayı yaklaşık on altı yıldır sürdürmektedir. Bunun en önemli neticesi ülkede döviz kıtlığına çözüm yaratmış olması, dövizin fiyatlarında ortaya çıkan veya çıkabilecek dalgalanmalara rağmen ülkenin döviz yokluğu gibi bir sorunla karşılaşmamış veya karşılaşmayacak olmasıdır. 2001 Krizi de dâhil ülkenin daha önce yaşadığı bütün ekonomik krizlerde döviz kıtlığı yaşandığı hatırlanırsa bugün yaşanan dalgalanmaların farklı bir olay olduğu daha kolay görülecektir.

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

banner85
KAPİTALİZMİN OYUNCAK İKONLARI: FİDEL VE CHE

NAGEHAN ALÇI

Geçtiğimiz çarşamba günü yayımlanan Fidel Castro yazıma gelen tepkiler beni hiç şaşırtmadı maalesef. Maalesef diyorum, çünkü sol kesimden nesnellik beklemek hâlâ bir ütopya. Tam da tahmin ettiğim gibi, Castro’nun ölümü Türk solunun özgürlükçülük ve demokratlık konusunda nasıl riyakâr olduğunu gösterdi. Öte yandan, Türk sağında da ne kadar fazla Fidel hayranı olduğu ortaya çıktı. Türk solunun ‘Fidel kültü’ne tapındığı zaten biliniyordu da Türk sağının tavrı bence şaşırtıcıydı. Zamanında anti-komünizm uğruna ne nutuklar atmışlar, şimdi ise komünist bir diktatörü alkışlıyorlar. Al birini vur ötekine! Totaliter zihniyetin solu-sağı yok. Hepsi aynı kafa... Sadece dış boyaları farklı...

Dünya çapında tanınan, saygıdeğer sosyal bilimci Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu Sabah’ta Castro üzerine mükemmel bir makale yazdı. Muhakkak okumanızı tavsiye ederim. ‘1990’dan beri Uluslararası Af Örgütü’nün ziyaretine izin verilmeyen, bireylerin neden gösterilmeksizin altı aya kadar gözaltında tutulabildiği, ...basın özgürlüğünden bahsedilemediği için sansüre ihtiyaç duyulmayan, farklı cinsel tercih sahiplerinin “ıslah edilme merkezleri”nde “düzeltilmeye” çalışıldığı, muhaliflerin toplantılarına izin verilmeyen bir ülkenin diktatörünün ardından “Commandante Fidel” romantizmi ötesine geçebilen yorum yapılamaması söz konusu sol açısından dilinden düşürmediği pek çok kavramın hamaset ötesinde anlam taşımadığını ortaya koymaktadır’ diyor Hanioğlu.

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

KARASIN SEN 7 HAZİRAN!

HÜSEYİN CANAN/ GAZETE İPEKYOL

Hayatınızı şöyle bir gözden geçirerek takvim üzerinde karaladığınız, o gün olmasaydı da olurdu aslında dediğiniz gün ya da günler olmuştur muhakkak. Keşke hiç yaşanmasaydı dediğiniz… Yine olsa aynı hataları asla tekrar yapmazdım dediğiniz… Aslında o gün tekrar yaşansa çok küçük değişikliklerle çok mutlu olabileceğiniz… Ne çok bu özellikleri taşıyan gün var değil mi?

Türkiye tarihi açısından ‘7 Haziran’ bu günlerden sadece biri… Bir çok gün var ancak 7 Haziranın sancılarını sıcağı sıcağına yaşadığımız için sadece bu günü düşünelim.

Aslında hiç fark ettirmeden şöyle usulca, sessizce, topluma nifak tohumlarını eke eke geçti  7 Haziran’ın üzerinden tam bir yıl. Öyle sessizce dediysem iliklerimize kadar hissettiğimiz çatışma ortamını kastetmedim tabiî ki. Ama koca bir yıl geçti tüm yaşananların üzerinden, ömrümüzden, ülkemizden koca bir yıl geçmiş ve biz hala ilk günü aratmayan acıları yaşamaya devam ediyoruz ve daha ne kadar yaşayacağımızı bilemiyoruz.

Bu koca bir yıla ülkemiz adına bir çok başarı sığdırılabilinecekken, son bulan hayatlar, annesiz-babasız kalan evlatlar, evlatsız kalan anne-babalar, acı, keder, bol gözyaşı ve koskoca kara bir yıl olarak geçti tarihimize.

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

BU KONU SİZİ İLGİLENDİRMELİ 

MİSBAH HİCRİ/ GAPGÜNDEMİ GAZETESİ

Bu gün sizleri çok sinirlendiren bir konuyu paylaşmak istiyorum. Ama tavsiye ve önerileri paylaşmak anlamında fazlasıyla önemli... Biliyorum yangın yerine dönmüş bir ülkenin bunca sorunu varken, kala kala sakıza mı işimiz kaldı, diyebilirsiniz. Ama siz yazıyı bir okuyun neler neler göreceksiniz. Bir çiğnem sakızla kimlere hizmet ettiğimizi göreceksiniz. Sakın kızmayın, okumaya devam ediniz. Sakızın ne melanet bir şey olduğunu eminim biliyorsunuzdur yine de ben sizlere anlatmanın faydası olur sanırım.

Biri can sıkıntısından, biri sigaradan kurtulma adına, biri yüzüne olgunluğun, yaşlılığın izleri düşmesin diye, yüz kaslarını geliştirmek adına çiğner durur. Ama bunlardan en önemlisi yüz felci geçirenlere doktorların tavsiye önemli...Tabii eğlencesine çiğneyen, dişleri temizlensin diye çiğneyenler... Aslında doğu toplumun eğlencesine çiğnediği ve hattı "en büyük balonu kim şişirebilir" diye yarıştığı bir eğlence de kabul edebilirsiniz. Balondan ne çıkacağı meçhul...

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

KÜRESEL DÜNYADA TÜRKİYENİN ÖNEMİ

 ŞÜKRÜ KUŞ/URFANATİK HABER SİTESİ

Günümüz dünyasında yaşadığımız bunca acıların sebebini ölümlerin nedenini bilmek, Savaş halinin coğrafyamız ve Orta doğu ekseninde sürdürülmesinin sebeplerini anlamak için iyi bir tarih bilgisine sahip olmak gerekir.  Jeopolitik ve coğrafik olarak Asya ve Avrupa bağlantımız hep önem taşıyan bir konumda olduğumuzu derin tarihte ortaya koymuş Osmanlı imparatorluğu döneminde kazanımlarımız gün gibi ortadadır.  Birçok milleti içinde barındıran bu koca imparatorluk yıllarca süren savaşlar yaşamış hakimiyetini kaybetmemiştir.  Büyük medeniyetler yaşayan bu milletin öz benliği İslam kavramı üzerinde varlığını sürdüren bir millet olmasından kaynaklanıyor olmasıdır. Yüzyıllarca İslam bayraktarlığını yapan bu millet içinde ki ihanet odakları ile yenilgiye uğramış, müstamlake anlaşmalarla koca imparatorluk yerle bir edilmiştir.  Küresel dünyanın emperyalist güçleri sömürü düzeninin devam etmesi için kendi hegamonyaları uğruna savaşlarına devam etmekte bölgemizdeki tüm insanlığı tehdit etmeye devam etmektedir.  Ülkemizde ki yaşadığımız bu olumsuz gelişmelerinde tek nedeni yeniden dirilişini ortaya koyan ejdadının yolundan giden bir asrın islam liderine sahip olmasıdır. Bugüne geldiğimiz noktada dünya 5 ten büyüktür diyen bir lider çıkmamıştır.

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

EĞİTİM EMEKÇİLERİ

FUAT KARATAŞ/ URFA.COM HABER SİTESİ

 Her şey bir gece yarısında başladı. Kimine göre planlı, kimine göre erken bir hareket,  kimine göre de danışıklı bir döğüş. Henüz kamuoyu tam anlamıyla tatmin olmuş değil o gece yaşanan olaylarla bağlantılı yapılan açıklamalardan.  Adına kalkışma denilen bu harekete bulunan insanların amacı gerçekten bir darbe mi yoksa bir kaos ortamı yaratıp puslu havadan karlı çıkmak mı bilinmiyor. Bilinen tek gerçek ortada açıklığa kavuşması gereken bir durum var. İktidar bunun darbe olduğunu söylese de darbecilerin kanadından yapılan açıklamalar ise kesinlikle böyle bir durumun söz konusu olmadığı yönünde.

Darbe yapmayı planlayanlar elbette kendilerini günahsız göstermek için böyle gerçeklikten uzak açıklama yapacaklar. Birde ortada göz ardı edilmemesi gereken bir realite var. Darbeye yeltendiği söylenen güç zaten devletti elle geçirmiş. Devletti oluşturan kurumların karar alıcı yerlerinde bu gelenekten gelen insanlarla dolu. Durum ortada iken neden darbeye yeltensinler gibi bir olasılık da var. Bu hükme varmak için devlet kurumlarından ihraç edilen insanların konum ve sayılarına bakıldığında aleni biçimde ortada. İhraç edilen ve açığa alınanlar direk bağlantılı olarak algılandığında, bu sayının çok daha fazlasıda sempatizan ve bir biçimde kimliğini gizleyen bir kitle var.

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

HAYAT PSİKOLOJİSİ

HÜSEYİN ASLAN/ BALIKLIGÖL.COM HABER SİTESİ

 Günlük hayattımızda ister iş yerinde isterseniz arkadaş, eş ve dost çevresinde olsun sürekli bazı şeyleri-şeylerden şikayet ederiz. " örneğin; işyerinde ahmet çok yemek yiiyor veya beraber yemeğe oturuyoruz Rıdvan bizden çok sonra kalkıyor,." Bunlara benzer hayattımızdan surekli tekrarlanan şikayet konularından birkaçı. Enerjimizi bunlara vereceğimize, bu tür kırıcı konuşmalar yapacağımıza, bu enerjimizi kitap okuyarak, spor yaparak vb faaliyetler kullanırsak acaba toplumda nasıl bir iz bırakırız. yorum sizlerin benim yorumum; " ŞİKAYET PSİKOLOJİSİ; TEMBEL İNSANLARIN BAHANESİDİR."

"Hiç kimse hattasız değildir. Tabikide affedilecek-affedilmeyecek hatalar mevcuttur. Ama ne kadar derecesi yüksek bir hattayı affederseniz, sizin de o kadar büyük derecede olduğunuzu gösterir."

" KARANLIK BİR GECEDE YOLCULUK YAPAN BİR GEMİ KAPTANI GİBİ HATALARI AFFEDİN."

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

banner53
Yorumlar (0)
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Yakında kabine değişikliğinin olacağı konuşuluyor, AK Parti'nin 12 belediye başkanlığını elde ettiği Şanlıurfa bir bakanı hak etti mi?
Namaz Vakti 23 Ocak 2020
İmsak 06:05
Güneş 07:29
Öğle 12:41
İkindi 15:21
Akşam 17:43
Yatsı 19:02
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 18 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 23 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14