banner301

banner69

banner300

banner278

banner168

“Yaratılış artık laboratuvarda”

Şanlıurfa’da gerçekleştirilen 1. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi’ne katılan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.  Nevzat Tarhan, yaratılış konusunun inanç konusu kabul edildiğini belirterek “Yaratılış konusu, bir bilimsel kategori olarak görülmüyordu. Yani laboratuvara girmeyen, deney ve gözlemle ilgisi olmayan bir alandı, sadece sosyal bilim deniyordu. Aslında bu, dini belli bir alana hapsetmektir. Din sadece sosyal bir alan değil, varoluşsal bir alan ve varoluşsal bir ihtiyaçtır” dedi.

Eğitim 02.12.2017, 15:34 02.12.2017, 15:34
“Yaratılış artık laboratuvarda”

Üsküdar Üniversitesi ve Harran Üniversitesi ortaklığında Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zelka ve Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Akan’ın kongre başkanlığında gerçekleştirilen 1.Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi’nde Prof.Dr. Nevzat Tarhan,  “Yaratılışta ‘Logical Reasoning” başlıklı sunum yaptı.

Dünyada ilk
Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Büyük Amfi’de yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda bilim insanının katılımıyla gerçekleştirilen kongrede konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan, kongreyi düzenleyenlere ve katılımcılara teşekkür ederek başladığı konuşmasında kongrenin sadece ülkemizde değil dünyada da bu alanda yapılan ilk çalışma olduğunu belirterek “Neden ilk? Daha önce yaratılış konusu, inanç konusu kabul ediliyordu. Bir bilimsel kategori olarak görülmüyordu. Yani laboratuvara girmeyen, deney ve gözlemle ilgisi olmayan, sadece sosyal bilim deniyordu. Hatta din için konuşulurken din sosyal bir ihtiyaç gibi konuşuluyordu. Aslında bu dini belli bir alana hapsetmek, din sadece sosyal bir alan değil, varoluşsal bir alan. Din varoluşsal bir ihtiyaçtır. Varoluşu ve hayatın anlamını anlamak için insan var” diye konuştu.

İnsanı diğer canlılardan ayıran dört özellik var
Genetik olarak insan incelendiği zaman diğer canlılardan ayrılan dört önemli metakognitif gen olduğunu ifade eden Prof.Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledii:

“Şu anda üzerinde çalışılan metabilişsel gen olarak geçiyor. Bu dört genin özelliği birincisi anlamlılık geni, insan dışında hiçbir canlı neden sorusu sormaz, her olaya aynı tepkiyi verir. Ama insan aynı olaya farklı tepkiler verir. Bu neden? Çünkü insanda özgür irade var ve bu anlam arayışı ihtiyacıyla ilgili. Anlam arayışı metabilişsel, metakognitif olarak insanda önemli bir özellik. Diğer özellik insanın yeniliği arama geni var. Bu yeniliği arama geni, insan bin sene önceki insanla aynı evi yapmıyor. Ama bir karıncaya ya da örümceğe bakıyorsun bin sene öncekiyle aynı. Diğeri insanda zaman kavramıyla ilgili. İnsanın genetik bir kodu var, zamanı insan dışında hiçbir canlı sorgulamıyor. Gelecekte ne olacak, çocuklarımız ne olacak diye. Dördüncüsü de ölüm bilinciyle ilgili, bunlar genetik kod. Bunlar üzerinde çalışılıyor. Böyle bir durumda din sadece sosyal bir olgudur seküler sistem bizi dini sosyal alanlara insanları rahatlatan mutlu olmasına katkı sağlayan bir alandır diyor oysa din varoluşu açıklayan, yaratılışa anlam katan bir alan.”

Hakikate ulaşmakta dördüncü yol: İnançlar
Hayatın anlamıyla ilgili konuların da bilimin menzili içerisinde olduğunu ifade eden Tarhan, bilimde hakikati arama davranışında 4 temel yol olduğunu kaydetti: “Birincisi deney ve gözlem, pozitif bilim, eğer bununla açıklanamazsa ikincisi akıl yütütme yöntemleri nedensellik ilişkisi, benzerlikler farklılıklar ve akıl yürütme yöntemleri. Üçüncüsü sezgiler, bazı insanlar hakikati aramada sezgilerini kullanıyorlar, sezginin nörobiyolojisi adı altında çalışmalar var. Bir hakikati buluyorlar. Dördüncüsü inançlar. İnsanlar bu üç yoldan hakikati bulamazsa inançlarla buluyor.”

Deney ve gözlemler evrenin sırlarını çözmeye yetmez
Hakikati aramayı sadece deney ve gözlemlere indirgemenin evrenin sırlarını çözmeye yetmeyeceğini ifade eden Prof.Dr. Tarhan, “O halde akıl yürütme yöntemleri de bilimin menzilinde. Neden menzilinde, teorik fizik böyle çıktı. Teorik fizikte ilk başta parçacık fiziği olması lazım dediler nükleer fizikle uğraşanlar. Teorik olarak buldular parçacık fiziğini, MR cihazı bundan 30-40 yıl sonra çıktı. MR cihazı teorik fiziğin ete kemiğe bürünmüş hali. Akıl yürütme yöntemleri bilimin en önemli yöntemleri.Biz psikiyatride de bunu kullanıyoruz insanı analiz ederken. Logical Recening diye bir yöntem var, bu yöntem kişinin karar vermesini, dikkati koruma, çoklu dikkat, bellek, görsel hafıza, işitsel hafıza bütün bunlarla ilgili süreçleri test eden yöntemler var. Bu yöntemler yaratılışta da kullanılabilir” dedi.

Mantıksal akıl yürütmede esas olanın beynin ön bölgeleri olduğunu belirten Prof.Dr. Nevzat Tarhan, “Beynin ön bölgesi dikkat, dikkatin yönlendirilmesi, kısa uzun süreli sabır, planlama, yargılama, tekli kontrol, düzenli olma, ayrıntıları düşünme, hatalardan ders çıkarma duyguları anlamayı düzenliyor. Elliot vakası var Amerika’da, başarılı bir avukatken 40 yaşları civarında kişilik değişimi gelişiyor. Tembelleşiyor, işe gitmemeye başlıyor, servetini kaybediyor, hayatı altüst oluyor. Daha sonra başka bir nedenle çekilen beyin MR’ında beynin ön bölgesinde mandalina şeklinde tümör çıkıyor. Tümör çıkarıldıktan sonra biraz toparlanıyor. Kişilik değişimine beynin ön bölgesindeki hasarın neden olduğu ortaya çıkıyor. Soyut düşünce, kavramsal düşünce, sembolik düşünce, bunlarla beyin arasında bir nedensellik ilişkisi var” dedi.

İnsan beyni diğer canlılardan ayırıyor
Prof.Dr. Nevzat Tarhan, beynin bilgisayar mantığıyla çalışan bir yapısı olduğunu belirterek bunun da insanı diğer canlılardan ayıran bir özelliği olduğunu söyledi.

İnsanı diğer canlılardan ayıran noktalardan birinin bu beyinsel özellik olduğunu ifade eden Tarhan, “Bu evrimi de çürütüyor. İnsan nasıl kavramsal düşünce,sembolik düşünce nasıl tesadüflerle ortaya çıkıyor. Bu fizik kanunlarına göre açıklanamıyor. Şu anda DNA gibi sebep sonuç ilişkisi kuramadıkları çözemedikleri bir alan. Bu nedenle mantıksal akıl yürüten insanda bir beyin var”  dedi.

Hayvanlarda zihin teorisi olmadığını ifade eden Tarhan, “Hayvan sadece görünene inanır. Teori teorisine göre insan karşısındakinin ne düşündüğünü de anlayabilir. İnsanın akıl yürütme özelliği neden diğer canlılarda yok da sadece insanda var. İnsanın varoluşunu anlayabilme  özelliğidir bu. İnsanın varoluşunu görebilmek için genetik özelliğidir bu” dedi.

Evrim bir hipotezdir
Bilim dünyasının “Tanrıyla uğraşmak bilimsel alanın dışına çıkmaktır” diye düşündüğünü, bunun bugün de kimi çevrelerce savunulduğunu ifade eden Tarhan, “Biz şu anda bilim dünyasında bu kongreyi yaparak varoluşu yaratılış için ikinci bir hipotez olduğunu ve bu hipotezin artık teori haline dönüşmesinin kanıtlarını toplayacağız. Yani varoluş hipotezlerinden tesadüfi varoluş değil de tasarımsal varoluş olduğunu, bu tasarımın nasıl ve kimin tarafından yapılmasıyla ilgili teori haline getirmemiz gerekiyor. Şu anda evrim bir hipotezdir aslında teori değildir. Tamamlanmamış bir teoridir. Tamamlanmış yönleri de vardır ama tamamlanmamış bir teoridir. Mikroevrimin kanıt düzeyi yüksektir ama makroevrimi biz türler arasındaki evrim kanıtlanamamıştır bilimsel olarak. Türler arasındaki geçiş evrimciler şununiçin çabalıyor; laboratuvarda çile çekiyorlar şu anda bir kediden köpek üretmek için. Bir türü başka bir türe çevirmek için ciddi şekilde transgenetik çalışmalar yapıyorlar. Bu çalışmalarla tür değiştirmeye çalışıyorlar. Genetik çalışmalar bizim önümüze sürprizler çıkarabilir. Bunun için biz evrimi tartışırken bilimsel sınırlarda kalmamız lazım. Çürüteceksek tez-antitezle çürütmemiz lazım” dedi.

Evrenin devam etmesi için bir kontrole ihtiyaç olduğunu ifade eden Tarhan, “Evrenin devam etmesi için dış gerçeklik lazım. Entropi yasası bile bir dış bilinç olmasından bir yaratıcı olmasından bahsediyor” dedi.

banner213
Yorumlar (0)
27°
açık
Günün Anketi Tümü
Yakında kabine değişikliğinin olacağı konuşuluyor, AK Parti'nin 12 belediye başkanlığını elde ettiği Şanlıurfa bir bakanı hak etti mi?
Namaz Vakti 27 Temmuz 2021
İmsak 03:42
Güneş 05:19
Öğle 12:36
İkindi 16:26
Akşam 19:44
Yatsı 21:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30