banner69

banner84

banner14

banner87

banner89

Balkan: ‘Sınava fazla anlam yüklüyoruz’

Psikolog Abidin Balkan öğrencilerin ve ailelerin yarın yapılacak olan YGS sınavına fazla anlam yüklediklerini ve bu yüzden de kaygı ve stresin olumsuz yönde geliştiğini kaydetti. Öğrencilerin normal bir sınava giriyormuş gibi hareket etmeleri gerektiğini belirten Balkan, öğrencinin her gün yaptığı şeyleri yaparak sınava girmesi gerektiğini tavsiye etti.

banner100
Eğitim 11.03.2017, 13:55 11.03.2017, 13:55
Balkan: ‘Sınava fazla anlam yüklüyoruz’
banner101

(Röportaj: Hüseyin ÖZKAN-İPEKYOL)

Yarın yüz binlerce öğrenci Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için ter dökecek. Yoğun bir çaba ve emek verilerek hazırlanan sınava öğrenciler öyle anlamlar yüklüyor ki, bu da ister istemez öğrencilerde kaygı ve stres düzeyini arttırıyor. Yanlış yönlendirmeler ve tavsiyeler de eklenince sınav öğrencilerin kabusu haline geliyor. Kalem okutmalar, dualar, dilek tutmalar, üflenmiş şeker yemeler, sınav günü erken uyumalar, sıkı kahvaltı edilmesinin tavsiye edilmesi vesaire derken sınav için normal düzeyde olması gereken kaygı maalesef ters yönde ilerleyebiliyor. ‘Sınava fazla mı anlam yüklüyoruz’ sorusuna Psikolog Abidin Balkan ‘Kesinlikle evet’ diyor. Peki, yüz binlerce insanın hayatını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen sınav için kaygı düzeyi nasıl olmalı? Öğrenciler bu sınava girerken nasıl bir yol izlemeli? Aileler bu konuda nasıl hareket etmeli? İşte tüm bu soruların cevabını Gazete İpekyol olarak Psikolog Balkan’a sorduk.

Öğrenciler uzun bir çalışmanın ardından yarın sınava girecekler. Son ana kadar normal olan süreç bir anda kaygılı bir bekleyişe yerini bırakıyor. Hem ailelerde hem de öğrencilerde önüne geçilemeyen bir kaygı ve stres başlıyor. Bu kaygı ve stresin önüne nasıl geçilebilir?

Çocuklarda sınav kaygısı oluşturan nedenleri konuşmadan önce ‘kaygı’ duygusunu konuşmak gerekiyor. Kaygı, bizim hayatımızı idame ettirebilmemiz için gerekli olan bir duygumuz. Fakat bunun istenmeyen seviyeye çıkmasına neden olan şey, olumsuz düşüncelerdir. Bu da daha çok çocuklara aşılayan durum, bu sınavın sanki bir dönüm noktası ya da sınavın aşılması gereken çok önemli bir basamak gibi lanse ediliyor çocuklara. Normal şartlarda diğer sınavlar gibi girdikleri deneme sınavlarından çok da farkı yok. Çocukların daha çok bu bilinçle hareket etmesi gerekiyor. Evet bu sınav hayatlarında önemli bir aşamayı temsil ediyor ama hayatın sonu kesinlikle değil. Burada en önemli iş ebeveynlere iş düşüyor. Sınav yaklaştıkça okuldaki öğretmenler tarafından hafta sonu sınavın olduğu hatırlatılıyor. Çocuklarda da doğal olarak ‘başaramayacağım’ duygusu oluşmaya başlıyor.

 

Peki nasıl davranılmalı, ne söylenmeli?

Olması gereken şey şu; ailelerin ve öğretmenlerin çocuklara bu sınav senin için önemli bir sınav olabilir ama bizimle olan ilişkinde hiçbir şeyi değiştirmeyecek sen bizim çocuğumuzsun biz her zaman senin yanındayız ve seninle birlikteyiz. Bizim için aslolan senin mutluluğun. Sen mutlu olacaksın diye mutlu olacağız, senin başarısızlığında sen üzüleceksin diye üzüleceğiz. Aksi bir durumda seninle olan ilişkimizde herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Bu duyguyu daha çok aşılamak gerekiyor çocuklara. Çok yoğun bir çalışma temposu, sınav günü yaklaştıkça okul öğretmenleri tarafından aşılanmaya başlanıyor. Sınav yaklaştıkça çocuklara 24 saatte en az 8-10 saat çalışma, çalışmazsanız olmaz gibi olumsuz düşünceler çocuklarda başaramayacağım düşüncesi doğuruyor. Bu duygularla birlikte istemeyen kaygı oluşturuyor. Böylelikle kaygı seviyesini arttırıyor. Bu da ne yazık ki çocukları olumsuz yönde etkiliyor.

banner85
 

Öğrenciler yoğun bir emek vererek bu sınavlara hazırlanıyor. Bütün emek ve gayretlerine rağmen, kazanma arzusu mu, kaybetme korkusu mu sorulduğunda öğrenciler emin bir şekilde ben bunu yaparım diyemiyorlar. Bu bir özgüven sorunu mudur?

Çocuğun sosyal çevresindeki okul arkadaşı olabilir, öğretmeni olur, aile içindeki bir birey olur bu gibi kişilerin sürekli bu hafta sınav olduğunu hatırlatması çocuklarda istemeden ders çalışmayı itici hale getirdik. Bütün bu söylemlerden dolayı çocuk doğal olarak umutsuzluğa kapılıyor. Yani o kaybetme korkusu, kazanma arzusunun hayli önüne geçiyor. Çevredeki bu söylemler sürekli aşılanıyor çocuklara. ‘Kazanmak’ kavramı da çok önemli. Çocuk bu sınavı kazandığında hayatında neler değişecek? Önce çocuğun bu kavramı içselleştirmesi gerekiyor, ailenin değil. Ne yazık ki görüştüğüm bir çok öğrenci de şunu söylüyor; kaybedersem ailem çok üzülür. Bu şunu gösteriyor, çocuk artık kendisi için değil, kendi hayatı için değil yakın çevresinde kendisi için emek harcamış olan kişilerin üzülmemesi için çalışmak zorunda kalıyor. Bundan dolayı da kaybetme kaygısı daha fazla ağır basıyor. Bu yüzden ailenin ve sosyal çevrenin öğrenciye bakış açısı çok önemli. Evet bu hafta bir sınav var ama senin deneme sınavları tarzında bir sınav olacaktır. Başarılı olman şu şekilde benim için önemli, senin mutluluğun benim mutluluğum. Bu sınavda ne olursa olsun sen bizim önemsediğimiz, değer verdiğimiz bir evladımızsın. Bu duyguların daha çok aşılanması gerekiyor çocuğa.

Öğrenciler kaygı seviyelerini ne derecede tutmaları gerekiyor?

Bu konuda en önemli durum fizyolojik sağlığımız. Psikolojik sağlımızı da dediğimiz gibi sınav kaygısını çocuklar tamamen yok etmeye çalışıyorlar. Oysa kaygı bizi motive eder. Harekete geçiren bir duygudur kaygı. Bu duygu olumsuz bir duygu olarak aşılanmaya çalışılıyor. Bununla baş edebilmek için bir çok egzersiz öneriliyor. Öteki günlerden çok farklı şeyler yapmayacaklar o gün de. Normal günlerinde hayatlarını nasıl idame ediyorlarsa o gün de öyle davranmaları gerekiyor. Yapmaları gereken en önemli şey aslında bu. Gevşeme egzersizi yapmak eşittir sınav kaygısı kötüdür demek. Şunu fark etmeleri önemli; öteki günlerden çok da farklı bir gün değil. Mesela şöyle bir algı var; Sınavdan bir gün önce uyunması gerekmektedir. Sabah erken kalkıp sıkı bir kahvaltı yapılması gerekmektedir. Çikolata, şeker gibi şeylerin yenilmesi gerekmektedir. İşte bu gibi bütün şeyler kaygı dediğimiz duyguyu yukarı seviyeye çıkaran şeylerdir. Çocuğun düşündüğü durum şu; Yarın sınav var, erken uyumam gerekiyorsa bu sınav çok önemli. Onu çok önemli kılan şeyler işte bu ritüeller.

 

Ne yapmalı bu gece ve yarın sabah?

Bunun yerine çocuğun zaten biyolojik bir saati vardır. Her gün saat kaçta uyuyorsa aynı saatte uyunması gerekmektedir. Sınavdan önce sınav kaygısı yaşayan çocukların ailelerinin yapması gereken en önemli şeylerden bir tanesi şu olabilir. Çocuğunun kendileri için önemli ve değerli olduğunu, öyle bir çocuğa sahip oldukları için kendilerini mutlu hissettiklerini bu sınavın sonucu ne olursa olsun bilinçte hiçbir şeyin değişmeyeceğini onun yanında olduklarını hissettirmeleri çok önemli. Beraberinde farklı uygulamalara çok da gerek yok.  Sınava girecek olan öğrencilerimize başarılar diliyorum. Çocuklar zaten gerekenleri yapıyor olacaklar. Yeter ki biz dışarıdan olumsuz düşüncelerle onları kötü yönlendirmeyelim.

 

banner53
Yorumlar (0)
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yakında kabine değişikliğinin olacağı konuşuluyor, AK Parti'nin 12 belediye başkanlığını elde ettiği Şanlıurfa bir bakanı hak etti mi?
Namaz Vakti 19 Şubat 2020
İmsak 05:42
Güneş 07:02
Öğle 12:44
İkindi 15:47
Akşam 18:16
Yatsı 19:30
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 44
2. Başakşehir 22 43
3. Galatasaray 22 42
4. Sivasspor 22 42
5. Alanyaspor 22 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 22 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 25 51
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 25 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19