banner226

banner69

banner84

banner225

banner14

22.10.2020, 08:41

BÜROKRASİ – SİYASET İLİŞKİSİNDE SİVAS MODELİ

Siyaset - Bürokrasi çatışması, çok partili sisteme geçtikten sonra Türkiye’nin tanıştığı ve neredeyse yüz yıldır sürekli yüzleştiği bir gerçeği olarak varlığını koruyor. Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren 23 yıl süren tek partili bir siyasi yapı ile çalışan bürokrasi, Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ile bir anda karşısında farklı bir siyasi yapı görünce ilk tepkilerini vermeye başladı ve Siyaset – Bürokrasi çatışması o gün itibari ile başladı.

O günden bugüne bürokrasinin siyasete rağmen ‘güç odağı’ olma mücadelesi, her seferinde farklı bahanelerle kendini göstermeye devam etti. Bazen askeri darbe, bazen yargı müdahalesi, bazen de sivil bürokrasinin ayak diremesi olarak karşımıza çıkan bürokratik direnç, siyasetin alanını daralttığı gibi, ülkenin gelişmesinin önünde hep engel olarak durdu.

Bu nedenle güçlü siyasi figürler her zaman bürokrasinin tahakkümü ile mücadele içinde buldular kendilerini. Adnan Menderes de Turgut Özal da, Recep Tayyip Erdoğan da tutunmak için önce bürokrasinin direncini kırmaya enerji harcamak zorunda kaldılar. Turgut Özal Başbakanlık koltuğuna oturur oturmaz, "Türkiye'nin baş sorunu bürokrasidir" açıklamasıyla sorunun büyüklüğüne dikkat çekmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da siyasete adım attığı ilk günden itibaren, kendi tanımlamasıyla ‘bürokratik oligarşi’nin hedefinde oldu hep. Erdoğan’ın bugün bile, bürokratik oligarşiden şikayetçi olması manidardır. İktidarının en güçlü döneminde dahi bürokratik oligarşiden yaka silkip, “Bürokratik oligarşiyi aştığımız gün, bu milleti kimse tutamaz." diye dertlenmesi yersiz değil.

Esasında olayın özü, insanın doğasında bulunan güç mücadelesine dayanıyor. Elindeki gücü kaybetmek ya da paylaşmak istemeyen kişi veya kurumlar, çeşitli desiselerle rakip gördüğünü etkisizleştirmeye çalışıyor. Tabii bu mücadele devlet içinde yaşanınca; kurumların enerjisi koltuk ve güç mücadelesiyle heba ediliyor.

Bürokrasi, siyasetçileri gelip geçici, kendilerini ise devletin sahibi görür her zaman. ‘Onlar yolcu, biz hancı’ yaklaşımıyla tezahür eden bu anlayış, özellikle siyasetin zayıf, hükümetlerin kısa ömürlü olduğu dönemlerde devlet yönetimindeki ana felsefeydi.

Oysa siyasetle bürokrasinin iş birliği yaptığı örnekler, çok başarılı hizmet modellerini doğurmuştur. Bürokrasi ile siyasetin, millete hizmet paydasında buluşmasından her zaman bir kuvvet oluşmuş ve halkın lehine bir sinerji dağına dönüşmüştür.

Bu uzun girizgah aslında çok su götürecek hamur cinsinden. Konuyu toplum bilimci üstadlar en geniş ve güzel haliyle ele alıyorlar zaten. Asıl konumuz siyaset – bürokrasi çatışması değil, siyaset ve bürokrasi uyumunun nasıl güzel hizmetlere dönüştüğünün izahı gayretidir.

Bugünün Türkiye’sinde, hizmeti ülkenin her köşesine ulaştırmakta birkaç kurumun merkezi rolü var. İllerde valiler, devletin temsilcisi olarak sistem gereği önemli bir güç sahibidir. Ayın şekilde belediye başkanları ise, kentin seçilmiş siyasi iradesi olarak siyasetten ve seçmenden aldığı güçle hareket ederler. Diğer yandan milletvekilleri, hem Ankara’da bulunup merkezi iktidara yakın olmaları hem de seçilmiş siyasi irade olmalarının etkisiyle kendini güçlü hissederler. Bu üç yapı, maalesef çoğunlukla birbirlerinin ayağına basmakta, görev alanlarına müdahale etmekte ve içten içe büyük bir kavga sürdürmektedirler.

Bugün bile maalesef aynı partiden seçilen milletvekillerinin birbirleriyle ya da kendi partilerinin belediye başkanı ile kavgalı, hatta savaş halinde olduğu pek çok örnek var. Bunları toplum gayet iyi biliyor ve değerlendiriyor.

Ancak ben, olumlu bir örnekten bahsedip, siyaset ve bürokrasinin işbirliği halinde elde edilen pozitif sonuçlara Sivas örneği/modeli üzerinden değinmek istiyorum. 

Bir süredir yakından takip ettiğim Sivas’ta gerçekten gıpta edilecek ve aslında tüm şehirler tarafından örnek ve model alınacak bir işbirliği sergileniyor. Ben bu işbirliği ve yakın çalışma modeliyle elde edilen başarılı sonuçlara, ‘Bürokrasi- Siyaset İlişkisinde Sivas Modeli’ penceresinden bakıyorum.

Sivas Valisi Salih Ayhan, bürokraside de mahalli idarelerde de tecrübeli bir isim. Sivas’ın iki ilçesinde kaymakamlık yapmış, 4 yıl İl Özel Genel Sekreterliği görevinde bulunmuş, merkezi bürokraside Mili Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürü olarak tecrübe edinmiş oradan da Sivas’a Vali olarak atanmış. Mülki ve Mahalli idarede edindiği tecrübe ile şimdi Sivas’ı bir orkestra şefi edasıyla ahenkle yönetiyor.

Belediye Başkanı Hilmi Bilgin ise siyasette oldukça deneyimli. Sivas’ta Baro başkanlığı yapmış, il teşkilatının çeşitli kademelerinde görev almış, 3 dönem milletvekilliği yapmış, Adalet Bakan Yardımcılığı görevinden sonra şehrine belediye başkanı olmuş bir isim.

Bürokraside ve siyasette deneyimli bu iki isim şimdi Sivas’ı uyum içinde birlikte yönetiyorlar. AK Parti’nin 3 milletvekili de bu uyum tablosunun içinde. Haliyle diğer kurumlar da bu ikiliye ayak uydurmak durumunda kalıyor ve siyaset-bürokrasi uyumu şehre yatırımlar ve başarılar olarak yansıyor. Bugün Sivasspor’un borçsuz bir şekilde süper ligde şampiyonluğu zorlayan bir takım olması da bu uyumun bir neticesidir.

Eğitimde getirdiği performans sisteminde geride kalan 20’nin üzerine okul müdürünü aynı gün görevden alan Vali’nin bu tasarrufuna siyaset sahip çıkınca sendika genel başkanının şehre geldiği halde geri adım attırmayı başaramaması da bu uyumun bir neticesidir. Başka şehirde olsa her yirmi müdür için yirmi ayrı yerden Vali’ye telefon ve baskı gelirdi.

Vali, Başkan, Milletvekilleri ve İl Başkanının birlikte Ankara’ya gidip oturdukları bakanlıktan istediklerini alıp çıkmalarının örnekleri saymakla bitmez.

Sivas’ta yakalanan bu sinerji, kentin gücü olarak pek çok alanda kendini gösteriyor. Gıpta ile baktığımız bu uyum ve ortaya konan birlikte hareket etme iradesinin başarı getiren bir model olarak tanımlanmasının yanlış olmayacağı kanaatindeyim…

Yorumlar (0)
23°
açık
Günün Anketi Tümü
Yakında kabine değişikliğinin olacağı konuşuluyor, AK Parti'nin 12 belediye başkanlığını elde ettiği Şanlıurfa bir bakanı hak etti mi?
Namaz Vakti 14 Mayıs 2021
İmsak 03:35
Güneş 05:10
Öğle 12:26
İkindi 16:15
Akşam 19:32
Yatsı 21:01
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30