banner183

banner69

banner84

banner176

banner175

29.07.2020, 16:29

BOŞ TENCERENİN DEVİREMEYECEĞİ HÜKÜMET YOKTUR

Türkiye bu günlerde çok farklı konuları aynı anda konuşup tartışıyor. Bir taraftan parlamenter sistem, bir taraftan Libya, bir taraftan ekonomi bir taraftan da iç siyaset.

En sıcak konu ise Ayasofya ve Ekonomi. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, gündemdeki sıcaklığını hala koruyor.

Bir değil, birkaç neslin özlemini çektiği Ayasofya’nın ibadete açılması, her yönüyle tarihi bir karar, önemli bir adım ve büyük bir başkaldırıdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya kararı ile ismini bir kere daha tarihe yazdırdı.

Milli ve manevi hassasiyeti olan hiçbir insanın Ayasofya’nın ibadete açılmasından mutlu olmayacağını düşünmüyorum. 24 Temmuz’daki tarihi Cuma, milyonların kalbini fethetti. Hepimiz sevindik, duyulandık, ağladık…

Ancak bir nokta dikkatimi çekiyor. Böylesine önemli ve tarihi bir adım, birkaç günde etkisini yitirmeye başladı. Sanıyorum bir ya da birkaç ay sonra kimse Ayasofya’yı konuşmayacak.

Bunun nedenlerini sorguladığımda, şu gerçeklerle karşılaşıyorum:

Birincisi artık Ayasofya sevdalısı bir gençlik yetişmiyor. Dün, Ayasofya kapalıyken bunun acısını yüreğinde hisseden gençlik yerine bambaşka bir muhafazakar gençlik var. Gününü nargile cafelerde geçiren, ihale peşinde koşan, üniversitelerde kantinde zaman öldüren bir muhafazakar gençlikle karşı karşıyayız…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere yönelik sabah namazında camilere gitme tavsiyesinin partinin gençlik kolları tarafından da anlaşılmamış olması bu kitlenin hassasiyet konusundaki gevşekliğini gözler önüne seriyor.

1990’lı yılların dava düşüncesiyle, mücadele azmiyle dolu liseli gençliği bugün hiç söz konusu değil. Lise çağındaki gençlik artık sosyal medyada hayatlarını geçiriyor, Youtuber videolarıyla mest oluyor. Böyle bir gençlik söz konusu olunca, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması da sönük bir heyecan dalgasından fazlasına imkan vermiyor.

Ne yapıp edip, dava düşüncesine sıkı sıkıya bağlı bir gençlik yetiştirmek gerekiyor. Zira AK Parti gençliği kaybediyor. Ve unutmayalım, gençliği kaybeden geleceği kaybeder.

Diğer önemli bir neden ise Türkiye’nin gerçek gündemi olan ekonomideki sorunlar. Her ne kadar iktidar bu konunun üzerini örtmeye çalışsa da ekonomideki sıkıntılar ortada.

Bütün dünyayı kasıp kavuran Covid 19 salgını, yaşanan ekonomik daralmanın tuzu biberi oldu. Evet sıkıntı küresel, ancak geçim derdine düşen, markete-pazara gittiğinde filenin yarısı boş dönen sokaktaki insan için bu geçerli bir mazeret değil. TÜİK enflasyonu yüzde kaç olarak açıklarsa açıklasın, fiyat artışları herkesin ortak derdi.

Bu nedenle iktidarın Ayasofya hamlesi, dile getirilmese de, kendi mahallesinde bile ekonomideki sıkıntıların üzerini örtmek için atılmış bir adım olarak algılandı. Eğer iktidarın niyeti gerçekten bu idiyse, yani Ayasofya’yı açarak ekonomideki sıkıntıların üzerinin örtülmesi hedeflendiyse, bunun ters teptiği görülüyor. Ayasofya, ekonominin üzerini örtmedi. Tam tersi; ekonomik sıkıntılar, tarihi öneme sahip Ayasofya’nın ibadete açılmasını gölgeledi.

Bu tablo bana, Karl Marx tarafından ortaya atılan “Ekonomik Determinizm” kavramının geçerliliğini koruduğunu düşündürüyor. Malum Karl Marx, Ekonomik Determinizm kavramıyla, ekonominin belirleyiciliğine vurgu yapmakta, ekonominin diğer tüm siyasi ve sosyal düzenlemeleri belirlediği teorisini savunuyor.

Türk siyasetinin önemli isimlerinden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, “Boş tencerenin deviremeyeceği hükümet yoktur.” sözünü yabana atmamak gerekiyor.

AK Parti iktidarının bir an önce toplumun ana gündemi olan ekonomiye odaklanması şart. Aksi takdirde, Ayasofya gibi duygusal motivasyonu yüksek hamlelerle kitleleri uzun süre etkileyebilmek mümkün olmayacaktır.

Esasında AK Parti’nin içinden çıkan yeni partilerin temel motivasyonu da ekonomideki olumsuz tablodur. Bunu da açıkça söylüyorlar.

Ahmet Davutoğlu, Başbakanlıktan alındıktan sonra 3 yıl bekleyip partiyi neden bu yıl kurdu? Davutoğlu siyasi tarihte örneği olmayan bir şekilde görevden alınırken ses çıkaramayıp şimdi en üst perdeden eleştiri geliştiriyorsa, bunu temel sebebi ekonomik göstergelerdeki bozulmadır. Davutoğlu gibi kendine güveni ve egosu yüksek bir kişilik, Başbakanlıktan alındığında yıllarca sustuysa bunun tek sebebi; konuşabileceği şartların oluşmamasıydı. Ekonomideki sorunlar baş gösterince partisini kurup eleştirilerini en yüksek dozdan seslendirmeye başladı. Ekonomik tablo farklı olsaydı, içten içe yanıp tutuşsa da konuşacak cesarete gösteremezdi. Aynı durum aşağı yukarı Ali Babacan için de geçerli.

Bu bahsi açmışken, Ahmet Hoca’nın çok ciddi bir inandırıcılık sorunu yaşadığını, yaşayacağını ve bu sorgulamanın hiçbir zaman yakasını bırakmayacağını bir kenara yazmak gerekiyor.

Zira geniş kitleler, Davutoğlu’nun bugün çok sert eleştirdiği pek çok konuda dün sessiz kaldığını, dolayısıyla ilkesel değil oportünist davrandığını düşünüyor. Ahmet Hoca’nın özellikle Başbakanlıktan azledilirken bu duruma sessiz kalmış olması, 1 Kasım seçimlerinde yüzde 49 oy almasına rağmen kendi hukukunu müdafaa edememesi, milletin hukukunu koruyabilme noktasında soru işaretlerine yol açmaktadır. 

AK Parti iktidarlarının en parlak isimlerinden biri olan Ali Babacan’ın da parti kurarak liderliğe soyunmuş olması, AK Parti’nin ekonomideki sorunlara artık eskisi gibi doğru çözüm üretememesiyle ilgilidir.  

Geldiğimiz noktada şöyle bir gerçekle karşı karşıyayız;

Dün ekonomideki başarılar nasıl AK Parti’nin en büyük gücü idiyse, bugünde aynı şekilde yumuşak karnıdır.

Dün AK Parti; devlet içindeki askeri ve bürokratik vesayete, muhalif merkez medyaya, ağır Yargı vesayetine ve büyük sermayenin karşı çıkışlarına rağmen ekonomideki başarılarıyla ve bu başarıdan beslenen insanların yaşamına dokunan icraatlarıyla toplumsal tabanını genişletip muktedir hale geldi.

Bugünse AK Parti; medyayı yanına almış olmasına, sivil ve askeri vesayeti ortadan kaldırmasına ve kendi sermayedarlarını oluşturmasına rağmen, ekonomik sorunlar nedeniyle toplumsal tabanını genişletemiyor.

Dolayısıyla ekonomide işler yolunda gitmiyorsa, devleti, medyayı ve sermayeyi kontrol etmeniz yetmiyor.

AK Parti’nin bu gerçekle yüzleşip, kendini iktidara taşıyan ve Türkiye tarihinin en uzun iktidarını sunan geniş kitlelerin gerçek sorunlarına yoğunlaşması, hem ülkenin hem de partinin bekası adına hayati öneme sahiptir.

Yorumlar (2)
Ali Altun 6 gün önce
Sizleri tebrik ediyorum.
Ysf63 6 gün önce
Agziniza elinize saglik

Yazdiklarinizina harfiyen katiliyorum ...
30°
açık
Günün Anketi Tümü
Yakında kabine değişikliğinin olacağı konuşuluyor, AK Parti'nin 12 belediye başkanlığını elde ettiği Şanlıurfa bir bakanı hak etti mi?
Namaz Vakti 04 Ağustos 2020
İmsak 03:52
Güneş 05:25
Öğle 12:36
İkindi 16:24
Akşam 19:37
Yatsı 21:04
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurum BB 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25