Yukarı Çık
Özlem KOÇHAN ÇELİK

Özlem KOÇHAN ÇELİK

Kadınları kısıtlı alanlara hapsedip korumakla başlayacak her şey.

Kısa bir fıkra: Peygamberler Şehri’ne Pembe Otobüs

6 Ocak 2018 Cumartesi 15:28:36
3484 kez okundu.

“Kadınlarımız ölüyor, babalar çocuklarını öldürüyor”

Bir toplumsal utanç olan bu gerçeklik, size ne kadar klişe geldi değil mi? Bence de klişe.Etkisini yitirdi utanç kaynaklarımız.

“Karısını dövüyormuş duydun mu?

-Aman iki tokat yer susar.

“Karısını sokak ortasında dövmüş”

-Aman karı koca arasında olur öyle şeyler.

“Karısını öldürmüş”

-Kim bilir nasıl çıldırttı adamı…

“Çocuklarını rehin almış”

-Yazık adama ya, kafayı yemiş demek ki.

“Çocuklarını öldürmüş”

-Bir baba öldürmez çocuklarını. Cinnet getirmiş işte.

Son dakika olarak geçiyor haber bültenlerinde ‘Katil babalar, koca kurbanı kadınlar.’ Okuyup geçiyoruz. Okuyup geçiyor musunuz? Biliyorum, çoğunuz okumuyorsunuz bile!

 

***

Medeni hali ve aslında namusuna bağlanan ‘kadın’ kelimesini kullanmaktan kaçınanların sayısının milyonlarca olduğu ülkemde ‘bayan değil kadınız’ diyerek cinsiyet ve cinsel kimlik ayrımcılığı mücadelesi verenler başlı başına bir zihniyet savaşı sürdürüyor. Bazı STK’lar, dernek, vakıf yada gönüllüler kadınların sesi olmak için yazıyor, çiziyor, konuşuyor, okuyor, okutuyor.

Tüm bu eylemler (kadına şiddet bilançosuna baktığımızda) şimdilik yetersiz kalsa da hiç olmamasından iyi deyip avunuyoruz.

Bir takım önlemler alınıyor. Örneğin kadınlarımızı kocasından, abisinden, babasından, akrabalarından korumak için evler açılıyor. Olmalı mı, hiç şüphesiz!

Ama neden şiddet gören tarafı bir eve alıyoruz da şiddet göstereni 4 duvar arasına tıkamıyoruz?

Kadınlara ev kuruyoruz da şiddet gösteren adamları neden bir çatı altında toplayıp rehabilite etmiyoruz?

Bir de pembe otobüs uygulaması başlatıyoruz. Kadınlarımızın toplu taşımada yaşadıkları taciz, cinsel istismardan uzaklaştırmak için hayata geçirilen bu koruma yönetimi Şanlıurfa için de talep edildi.

Şanlıurfalı sosyal medya kullanıcıları bir kampanya başlattı ve #KadınlarİçinPembeOtobüsİstiyoruzhastangi ile pembe otobüs istedi.

Van’da da ‘Bayan’larımız için diyen bir grup erkek pembe otobüs için imza topladı. Kampanyaya sebep olan da erkek, kampanya başlatıp kadınları koruyan da, kampanyaya imza atan da…

Bir mesele ki, nafile kelâm.

 

***

Ben pembe otobüs ayrımı ve bu talepten utanç duyuyorum. “Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür” diyen bir dinin mensupları nasıl olur da bu ayrımcılığa sebep olur? Anne olsun veya olmasın, o vasıf nedeniyle kutsal bir varlık olarak kabul görülen kadınların Peygamberler Şehri’nde pembe otobüsle korumaya alınması kadınlardan çok aslında erkeklerin zoruna gitmeli.

Hadi geçtim diğer illeri de dindeki yeri ve önemine atıfta bulunarak ‘Peygamberler Şehri’ diye övünülen bir kentte, kadınları cinsel istismardan uzak tutmak için pembe otobüs getirmek sizce de fazla ironik değil mi?

***

Ayrıca pembe otobüs uygulamaya konduğunda kadınlarımızı yolculuk boyunca korumuş olacağız, tamam. Ya otobüsten indikten sonra?

Telefonla konuşurmuş gibi yapan, eve koşar adım giden, her 100 metrede arkasına dönüp bakan kadınlarımız… Onları nasıl koruyacağız?

Kadınları kısıtlı alanlara hapsedip korumakla başlayacak her şey. Bugün otobüs yarın öbür gün kafe, park...

Sosyologlar, psikologlar, eğitimci ve yöneticiler, yargı mensupları el ele vermeli. Evimizde, okullarda, camilerde doğru eğitim vermeli, kadına şiddet uygulayanlar kınanmalı, cezalar caydırıcı olmalı.

Yoksa daha çok hak vereceğiz “Soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlarımız” diyen şaire.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.