SANA NE OLDU KARAKÖPRÜ?

Şanlıurfa'yı profesyonel futbol liginde temsil eden iki temsilcimiz var.

Şanlıurfaspor ve Karbel Karaköprü Belediyespor...

2018-2019 sezonunda son haftalara geldik. Sezona büyük umutlarla başlayan ve taraftarın büyük beklentisi olan Şanlıurfaspor, maalesef yakalayamadığı istikrar ile şampiyonluktan düştü.

Bu şansı kaybetmenin nedenini birçok şeye bağlayabiliriz.

Yönetimin maddi sorun ısrarı, yerel yönetimlerin yeterli desteği sağlayamaması, futbolcuların ücret alamaması, taraftarın belki de takımının arkasında duramaması, istenilen bir transfer sezonunun geçirilememesi, protestolar, tartışmalar vs. vs...

Şanlıurfaspor'a 'neden' olarak baktığımızda aklımıza belki birçok sebep daha gelecek. Çünkü takımın sezon başından bu yana bir 'kaos' içinde olduğunu kimse inkar edemez. Hemen hemen her hafta bu gözler önüne serildi.

Peki, Şanlıurfaspor'un bu nedenlerden dolayı şampiyonluktan düştüğünü kabul edelim. Ki, şu anda Şanlıurfaspor'un ligdeki durumuna baktığımızda istenileni veremese de, play-off şansını devam ettiriyor. Yaşanılan onca kaosa rağmen, ligin bir ucundan tutmayı başarabilmiş bir takım.

E peki, Şanlıurfaspor bunca karmaşaya rağmen ligin bir ucundan tutabildiyse sen neden tutamadın Karaköprü? Gençlerle donatılmış takımın ile neden şampiyon olamadın? Neden şampiyonluk adayı bile değilsin? Neden play-off şansın yok?

Şanlıurfaspor'un yaşadığı sorunların yanında Karaköprü'de de sorunlar vardı diyemeyiz.

Ama tabi, kırmızı siyahlı takım da kendi içinde bir takım sorunlar yaşamış olabilir. Ancak en büyük sorunu 'istikrar' konusunda gösterdi. Hem hocasında, hem oyuncusunda hem de galibiyette bir türlü istikrar sağlayamadı.

Evet, Karbel şu anda 38 puanla 9. sırada yer alıyor. Lider Hekimoğlu Trabzonspor ile arasında tam 25 puan fark var! Şampiyonluk şansını çoktan kaybettiğini açık bir şekilde söyleyebiliriz.

Peki, Karaköprü'nün üst sıralardan düşmesinin nedeni ne?

Kırmızı siyahlı takım, 2018-2019 sezonuna 3 hafta galibiyet yüzü görmeyerek, iyi bir başlangıç yapamasa da sonradan biraz toparlar gibi oldu. 3 hafta galibiyet serisi yakalayan takım, rehavete mi kapıldı yoksa rakipler mi zorladı bilemiyoruz. Çünkü takım, bir 3 hafta daha galibiyet yüzü göremedi.

Sonraki haftaları bir galibiyet bir mağlubiyet ve bir de beraberlik ile kapatan Karaköprü'de, sesler yükselmeye başlamış olmalı ki, ilk iş mevcut Teknik Direktör Mehmet Yozgatlı ile yolları ayırmak oldu.

Ligde 16. haftaya girmeden Karaköprü yönetimi masaya oturduğu Yozgatlı ile devam etmeme kararı aldı. Ligde 14 maç takımın başında yer alan Yozgatlı ise arkasında; 8 mağlubiyet, 2 beraberlik ve 6 galibiyetlik bir tablo bıraktı.

Yozgatlı'nın ardından elini çabuk tutan yönetim, Şanlıurfalı Teknik Direktör Hüseyin Dağ ile anlaşmaya vardı.

Karaköprü'de bir dönem kapandı ve yeni bir dönem başladı...

Dağ, görevine ligin 16. haftasında oynanan Hekimoğlu Tranbzonspor müsabakasıyla başladı. Dağ'ın göreve gelmesiyle taraftar gruplarını sevinç ve umut kaplarken istenilen sonuç yine alınamadı.

15 haftadır takımı çalıştıran Dağ, Yozgatlı'nın ardından; 5 mağlubiyet, 6 beraberlik ve 4 galibiyetlik sonuç alabildi.

Şimdi, iki teknik direktörü karşılaştıracak olursak; Yozgatlı döneminde 16 haftada 20 puanlık bir skor yakalanırken, Dağ döneminde 15 haftada 18 puan elde edildi.

Son galibiyetini Kozan Belediyespor deplasmanından 3-1'lik skor ile alan kırmızı siyahlı takım, tam 6 maçtır da galibiyet yüzü göremedi.

Peki, iki teknik direktör de 'birbirinden farksız' bir performans sergilerken, neden değişikliğe gidildi? Karaköprü, teknik direktörünü doğru seçemedi mi? Ya da Yozgatlı'nın gidişine kişisel sebepler mi neden oldu?

Tabi, takımın başarısızlığında büyük bir payı da alınan yanlış kararlar doğurdu. Mesela, üst üste alınan mağlubiyetlere rağmen neden aynı kadroda ısrar edildi? Elinde golcüsü olmayan takım neden tek 'sığınağını' gönderdi?

Karaköprü'nün her müsabaka öncesi sahaya çıktığı 11'ine bakacak olursak, sezon başından bu yana hemen hemen hiç bir değişikliğe gidilmedi. Peki bu istikrar mı?

Bunun istikrar olduğunu hiç düşünmüyorum. Bir takımın yöneticileri giden kötü gidişata neden  'dur' demez. Önlerine gelen tabloya rağmen neden değişime gidilmez. Neden, neden, neden... Bitmeyen nedenler!

Şimdi gelelim tek sığınağın gönderilmesine...

Karaköprü, elinde bulunan tek golcü oyuncusu Batuhan Er'i sezon ortasında gönderdi. Er, kırmızı siyahlı takımla çıktığı Ergene Velimeşespor müsabakasında son terini döktü. Karşılaşmanın 36'ncı dakikasında kırmızı kart gören Er için o maç, son müsabakası oldu.

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından bir de 3 maç men cezası alan Er, belki de o maçta kendi fişini çekti. O müsabaka sonrası Ocak ayında Van Büyükşehir Belediyespor yönetimiyle masaya oturan Karaköprü ekibi, Er'le de yolları ayırdı.

Yönetimin, belki de sezon başından bu yana yaptığı en büyük yanlış oldu. Öyle ki, o ana kadar oynanan karşılaşmaların yarısından fazlasına golcü oyuncu bizzat katkı sağladı. Kimi maçta takım gerideyken öne geçirdi, kimi maçta da beraberlik durumunda olan takımını galip duruma getirdi. Öyle ya da böyle, tüm galibiyetlere birebir etki etti.

Tüm sezon yaşanan durumlar elbette ki puan durumuna da yansıdı. Karaköprü, 30 hafta sonunda sadece 10 galibiyet, 8 beraberlik ve koskoca 12 mağlubiyet alabildi. Mağlubiyetinin galibiyetinden fazla olduğu bir takım.. Ne denilir ki?

Yanlış taktikler, yanlış yönetimler, 'hep benim olsun' düşünceleri...

Şanlıurfa'nın gelişiminin en büyük engeli, Şanlıurfa gençliğinin önündeki en büyük kalkandır belki de bu!

Kim bilir, belki bir gün bu kenti de doğru insanlar yönetir. Belki, bir gün...

banner14

banner15