Tarih bu kez yazılmadı... Urfa'da yeşerdi!

Dünyanın en eski tapınağı Göbeklitepe'yi bağrında taşıyan Şanlıurfa'nın dört bir yanından tarih fışkırıyor. Hemen hemen tüm ilçelerinde tarihi kalıntıların keşfedildiği kentte bu kez 2 bin yıllık zeytin ağacı bulundu. Tarihin yeniden yeşerdiği Altınbaşak Köyü Muhtarı İbrahim Kaya, tarihe sahip çıkılması için yerel yönetimlere çağrıda bulundu.

Tarih bu kez yazılmadı... Urfa'da yeşerdi!
banner38

Şanlıurfa'nın dört bir yanından tarih fışkırıyor. 
 



Başta tarihin sıfır noktası Göbeklitepe olmak üzere birçok döneme ait kalıntıların keşfedildiği Urfa'nın taşı toprağı tarih kokuyor. Dünyanın en eski tapınağı ile 12 bin 500 yıllık bir geçmişe ev sahipliği yapan kent, geçmişe ışık tutmaya devam ediyor.

 



2 BİN YILLIK ZEYTİN AĞACI

Hemen hemen tüm ilçelerinde tarihi kalıntıya rastlanılan Urfa'da bu kez 2 bin yıllık zeytin ağacı bulundu. Şanlıurfa'nın Eyyübiye İlçesi Altınbaşak Köyünde bulunan zeytin ağacı, tarihi ile görenleri büyülüyor. İsmini de ağaçtan alan 20 haneli Zeytinlik Mecrasında yer alan ağaç, tarihi bir kez daha aydınlatıyor.
 



Yıllardır Altunbaşak Köyünde ikamet eden Altınbaşak Köyü Muhtarı İbrahim Kaya, zeytin ağacının tarihini anlattı. Büyük büyük dedelerinin sık sık zeytin ağacının tarihinden bahsettiğini söyleyen Muhtar Kaya, tarihe sahip çıkılması gerektiğini kaydetti.

 



MUHTAR KAYA: AĞACIN 2 BİN YILLIK OLDUĞU TESPİT EDİLDİ

2007 yılından bu yana araştırmaların yapıldığını ve ağacın 2 bin yıllık olduğunun tespit edildiğini belirten Köyü Muhtarı Kaya, "2 bin yıllık bir ağaçtır. Bizim zeytin ağacımız çok yaşlı bir ağaç. 2007'de Harran Üniversitesi ve Ankara'dan profesörler buraya geldi. Numene aldılar, tahlilini yaptılar ve bu ağacın 2 bin yıllık olduğunu söylediler. Biz 3 atadır burada yaşıyoruz. Yaklaşık 100 sene önce dedemiz gördü. Ağaç aynı bu şekildeydi. Profesörlerin kurduğu komisyonun laboratuar sonuçları 2 bin yıllık olduğunu tespit etti" ifadelerini kullandı.
 



'500-600 YILLIK BEKLİYORDUK'

Atadan kalma köyde yaşadıklarını ve ağacın bu kadar yaşlı olmasını beklemediklerini dile getiren  Muhtar Kaya, "Biz ağacın bu kadar eski olmasını beklemiyorduk. 500-600 yıllık bekliyorduk. Profesörlerin aldığı sonuçtan sonra 2 bin yıllık olduğu tespit edildi. Çevredeki köylerin tepkisi çok hoş oldu. Böyle bir tarihi ağacın biz de olmasını güzel karşıladılar. Gönlümüz hoş oldu" diye konuştu.
 



'KÖYLÜ, HAYVAN OTLATIYORDU'

Tarihi ağaç koruma altına alınmadan önce köy sakinlerinin çevrede hayvan otlattığını aktaran Muhtar Kaya, "Daha önce vatandaşlar hayvanlarını buraya otlatmak için getiriyordu. İçeri girmiyordular ama etrafta dolaşıyorlardı. Hala hayvanlar geliyor ama. Vatandaş burayı ziyaret yeri olarak bildiği için hayvanları bırakmaya korkuyorlardı" sözlerini kullandı.
 



'AĞACIMIZA ARKADAŞ İSTİYORUZ'

2 bin yıllık ağacın etrafının boş arazi olduğunu kaydeden Muhtar Kaya, zeytin fidanları ekilmesi konusunda destek beklediklerini kaydederek, "Bizim ağacımız burada tek başına, yaşlanmış, üzülüyor. Fidanlar gelsin, burası zeytine iyi geliyor. Yerimiz çok, hiçbir tarla yok. Dağlık, meradır ve buraya zeytin gelirse biz ekeceğiz. Ağacımızı güldüreceğiz. Bir fidan diktik ağacımıza arkadaş. Herkesten yardım bekliyoruz. öncelikle ağacın etrafı kapatılmalı, Hayvan gelip zarar vermesin diye hep bakıyorum" sözlerine yer verdi.
 



TARİHE UZANAN YOL 'SIKINTILI'

Tarihe uzanan ağaca ulaşım konusunda da büyük zorluklar çekildiğini ve gelen ziyaretçilerin zorlandığını belirten Muhtar Kaya, "Ağaca ulaşım konusunda da sıkıntı var. Biz dozer ile kendi imkanlarımızla bir açılış yaptık ama arabalar gelmiyor. Ancak traktör çıkıyor. Sayın Valimizden, Başkanlarımızdan rica ediyoruz. Artık Türkiye'nin her kesiminden buraya turistler geliyor. Ulaşım konusu da çözülmeli. Önce etrafı kapatılmalı ve sonra da fidanlar ekilmeli.Buraya el atılsa çok güzel olur, tarih burası" dedi.  
 



KAYA: ÇEVRE İLLERDEN GÖRMEYE GELİYORLAR

Altınbaşak Köyü'nde ikamet eden Müslüm Kaya ise çevre illerden birçok ziyaretçi geldiğini açıkladı. Kaya, "Bu zeytin ağacımız 2 bin yıllık. Ankara'dan heyetler geldi, incelediler. Rapora göre burası çok eski. Buradan örnek parça aldılar, dedelerimiz de çok eski olduğunu söylüyordu. 100 yıldır dedelerimiz burada yaşıyor, hala eskisi gibi. Hem köylüler seviyor, ziyarete geliyorlar. Harran, Akçakale, çevre illerden gidip geliyorlar" diyerek sözlerine son verdi.

Özlem DİKMEN-ÖZEL HABER/BİHA

Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2019, 15:44
YORUMLAR
Cemal çiftçi
Cemal çiftçi - 2 ay Önce

MaşaAllah

SIRADAKİ HABER

banner14

banner15