Köşe yazarları 'Göbeklitepe'yi yazdı: Urfa'nın kaderini değiştirdi

Tarihi 12 bin yıl öncesine dayanan dünyanın ilk tapınağı Göbeklitepe köşe yazarlarının gündemindeki konu oldu. Hürriyet Köşe yazarı Gila Benmayor "Göbeklitepe hem tarihi değiştirdi hem Urfa’nın kaderini" başlıklı köşesinde Göbeklitepe'ye yaptığı gezinin izlenimlerini aktardı. Sabah yazarlarından Şelale Kadak "Göbeklitepe’ye mucizevi dokunuş!" diyerek Doğuş Grubunun tarihi alanda yaptığı çalışmalara övgüler yağdırdı. İşte yazarların gözünden Göbeklitepe izlenimleri...

Köşe yazarları 'Göbeklitepe'yi yazdı: Urfa'nın kaderini değiştirdi

Şelale Kadak/Göbeklitepe’ye mucizevi dokunuş!

İnsanoğlunun ilk gelişimine dair bildiklerimizin tümden değişmesine yol açan Göbeklitepe'nin keşfi, arkeoloji dünyasının gözünü bir anda Şanlıurfa'ya çevirmişti. Bölge aslında ilk defa 1963'te keşfedilmiş, önemi anlaşılamamış ve 1994'te Prof. Klaus Schmidt yönetiminde kazılar yeniden başlamış ve asıl önemli gelişmeler 2007 yılından sonra yaşanmıştı. Böylece yaklaşık 12 bin yıllıkbir geçmişe sahip olduğu düşünülen erken Neolotik döneme ait bir inanç merkezinin ortaya çıkmasıyla, inancın tarımdan da önce ortaya çıktığı anlaşılmıştı.

Avcı toplayıcı yaşam biçiminden, tarım ve hayvancılığa geçişe, dini mekanların biçimlenmesine ait sunduğu net ipuçlarıyla Göbeklitepe bir anda arkeoloji dünyasının konuştuğu en önemli konu olmayı başarmıştı.

Bu gelişmelerin akabinde en önemli gelişme ise, Doğuş Grubu'nun, 2015yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile 20 yıllık bir anlaşma imzalaması ve 2035 yılına kadar Göbeklitepe'deki kazı çalışmalarını destekleyeceğini ve başta dünya standartlarında bir ziyaretçi merkezi olmak üzere ören yerine yatırım yapacağını duyurması olmuştu. Bu projenin benzeri yoktu, öyle ki UNESCO, başka kamu-özel sektör projelerine örnek olmasını istediği için son derece heyecanla karşılamıştı.
Doğrusu özel sektör kamu işbirliğinin böylesine kıymetli değerlerimizi korumak ve ziyarete açmak için ne kadar işe yarar olduğunu Göbeklitepe'yi ziyaret edince anladım.

Bugüne kadar sosyal sorumluluk projelerine 400 milyon dolar harcayan Doğuş, Göbeklitepe için 15 milyon dolar harcayarak, dünya standartlarında bir ziyaretçi merkezi yapmış. Yollar, park yerleri, kafeler de dahil olmak üzere Doğuş, toplamda 20 milyon dolarlık bir destekle Göbeklitepe'ye mucizevi bir dokunuş yapıyor.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 

Gila Benmayor/Göbeklitepe hem tarihi değiştirdi hem Urfa’nın kaderini

Mısır Piramitleri’nden yaklaşık 7 bin yıl daha eski, insanlık tarihini değiştiren 12 bin yıllık  Göbeklitepe’yi  hafta içinde Doğuş’un ev sahipliğinde ziyaret ettim.

Şanlıurfa’ya 45 kilometre uzaklıktaki Göbeklitepe’den önce ilk durağımız Şanlıurfa Müze Kompleksi.

2015 yılında açılan, Türkiye’nin en büyük müze kompleksi  200 bin metre kare üzerinde ve 65 bin metrekare kapalı alana sahip.

Hem arkeoloji ve hem mozaik müzelerini barındırıyor.

Haleplibahçe Mozaik Müzesi, 2007 yılında bulunan Amazonlar mozaiklerinin olduğu yerde.

Büyük İskender’in komutanlarından birine ait olduğu sanılan 11 odalı villanın tabanındaki Amazonlar ve diğer mozaikler yerlerinden sökülmemiş, üzerlerine daire şeklindeki bir müze oturtulmuş.

Harika bir çözüm.

Şanlıurfa Müze Müdürü Celal Uludağ ile birlikte gezdiğimiz, Göbeklitepe buluntularını barındıran Arkeoloji Müzesi etkileyici.

Müzenin mimarını merak ederken yanımızda “ mimarı benim” diyen bir kadın sesi duymamız ise ayrı bir sürpriz.

Şanlıurfa için yola çıkmadan bir gün önce de Beyoğlu’nda, Göbeklitepe’nin çatı projesini üstlenmiş olan mimar Yaman İrepoğlu ile karşılaşmıştım.

Gizemli Göbeklitepe’nin gizemli tesadüfleri.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2018, 09:54
banner8
SIRADAKİ HABER

banner14

banner15