Urfa Milletvekili'nden ilk kez duyacağınız açıklamalar!

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Fakıbaba, bürokratlarla sorun yaşayan Urfalılara çağrıda bulunarak, “Watsapp’ım açık. Urfalının kafasına yatmayan, Urfalıdan rüşvet isteyen kim varsa bana söylesinler, ben de bunu Başbakan'a ve Cumhurbaşkanı'na iletirim” diyerek çağrıda bulundu.

Urfa Milletvekili'nden ilk kez duyacağınız açıklamalar!
banner38

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, “Enerji Bakanı ve müfettişle görüştüm. Bu şehir bana oy verip beni milletvekili yaptı. Ben yolsuzluğa ve yanlış işlere karşı bir insanım. Sadece bu olay değil başka olaylar hakkında da vatandaşlar bana ulaşabilirler. Watsapp’ım açık. Burada olan biten ne varsa hallederim diye bir şey demiyorum. Urfalının kafasına yatmayan, Urfalıdan rüşvet isteyen kim varsa bana söylesinler, ben de bunu Başbakana ve Cumhurbaşkanına iletirim. Millet kendi haklarına sahip çıksın elbette demokratik haklar çerçevesinde.” diye konuştu.

Fakıbaba, Urfa’ya ilişkin projeleri, seçmenine olan yaklaşımını, sorunlara yönelik çözüm önerilerini ve başkanlık döneminde bugüne kadar hiç kimsenin bilmediklerini Ajans Urfa’ya anlattı.

 

OSM ile ilgili bir şey söylemiştiniz kimin oraya nasıl toplandığı hakkında… Herkes bunu merak ediyor açıklayacak mısınız?

2008 yılında Melih diye biri bana geldi özel üniversite kurmak için. O zaman da Urfa’da özel üniversiteye ihtiyaç vardı. Kıbrıs’a gitmek yerine burada okumak daha cazip geliyordu. Özel üniversite kurulması için her şeyi yaparım dedim. Benden Maşuk’ta iki parsel yer istedi. Urfa’nın bütün sokaklarını bildiğim için dedim ki o istediğin parseller 3 bin 400 dönüm. Ben üniversitenin kurulması için 100-150 dönüm verebilirim en fazla 250 dönüm verebilirim dedim. 3 bin 400 dönümü mü ne yapacaksın o kadar arazi kesinlikle olmaz. Üniversite yapacaksanız hazırız, 250 dönüme kadar verebiliriz, adam da kabul etmeyip gitti. Dernek falan da kurmuşlar. Üniversitenin kurulması için önündeki tek engel Fakıbaba… Beni tehdit edip seninle görüşeceğiz gibi şeyler söyledi. Daha sonra 2009 yılında hem o milletvekillerinin dezavantajını yaşadık demek ki fotoğrafı sonradan da görüyoruz. Burada İhsan İmam diye biri vardı seçim zamanı bu adamla bayağı mücadele ettik. Sonradan İhsan İmam Diyarbakır’a gitti. Şair Nabi Mahallesinde engelliler merkezini yaptırmak için 5 dönümlük bir yer vardı hala orası duruyor. O zaman orasını Vakıflar Genel Müdürlüğünden aldım fakat orası için bunlar devreye girmişler. Tam şehrin merkezi, engelliler için giriş çıkışlarının kolay olduğu bir yer diye sözünü aldım. Bunlar devreye girdiler orada da kafa kafaya girdik. Orasını ne bana verdiler ne de onlara verdiler, orası hala boş duruyor.

 

Dönemin Valisi Nuri Okutan hiç onlar için devreye girdi mi?

Nuri Okutan’la çok iyi bir diyalogumuz vardı. Nuri Okutan’ın bana öyle bir teklifi olmadı. Şimdi o MHP’de ben AK Parti’deyim. Allah ondan razı olsun bu konuyla ilgili bana hiçbir şey söylemedi. Çünkü inatla burayı ben alacağım dedim. Onlar da inatla burayı biz alacağız dediler ve ortada kaldı. İkimizin de gücü yetmedi. Cemaat olmazsa sağlık, eğitim, turizm gibi konularda hala bir belediye başkanı olsam avantajlar kullanırım. Benim için en önemli olan eğitim, sağlık ve turizmdir. Bu konuda vicdanen rahatım. Şimdi de olsa eğitimde, sağlıkta ve turizmde mümkün olduğu kadar destek veririm. Birkaç gün önce bir yatırımcıyı aldım ve bakanla görüştürdüm. Bir hafta kadar önce hazır giyim ve kunduracılar için İsmail Demirkol ve bakanla çok güzel görüşmelerimiz oldu. Ben bu şehrin siyasetçisiyim bunlara yardımcı olmam gerekiyor.

 

Size nasıl hitap edilmesi hoşunuza gidiyor vekilim mi, başkanım mı?

En hoşuma giden Fakıbaba diye hitap edilmesidir. Sadece Fakıbaba…

 

En fazla Urfa’ya ziyarete gelen vekiller arasındasınız, ne oluyor da diğer vekiller bu Urfa – Ankara uyumunu yakalayamıyorlar?

Diğer arkadaşlar da Ankara’da çalışıyorlar. Ben kendimden sorumluyum. Ben Ankara’daydım sabah atlayıp geldim. Diyarbakır Bölge Şefliğinden müdür gelecek. Daha önce Urfa Karayolları Şefliğinde brifing almıştım. Yerinde yolları görerek Bozova’ya oradan Halfeti’ye teşkilat başkanlarıyla geziyoruz. Ben buraya keyfimden gelmiyorum, ben buraya gelmediğim zaman Urfa’yı kaçırıyorum. Bu benim tecrübem, yapım, karakterim. Başkası gelir gelmez o onun problemi ama ben Ahmet Fakıbaba olarak bir söz verirken kafadan olsun diye söz vermem, o sözün ne kadar önemli olduğunu bildiğim için söz vermişimdir. Onun için ben mümkün olduğu kadar her hafta gelmeye çalışıyorum. Birecik’in karayolları ile sıkıntısı nedir onu yerinde görüp Ankara’ya taşımak benim görevimdir. Belki yüz tane sorun vardır ama aciliyette 2 sorun veya 5 sorun vardır önceliğimiz acil olan sorunları halletmek. Bu gelişim bile bana göre çok önemli bir şeydir.

 

Urfa karayollarından çok çekiyor. Özellikle şube olmasından dolayı… Çevik kuvvet ve Yenice kavşaklarındaki köprülü kavşakların ne zaman yapılacağı hakkında bir görüşmeniz oldu mu?

Milletvekili olmamın sebebi de bu aslında. Ben her zaman şunu diyorum kim var başında? Bakan var milletvekilleri, bürokrasi; hem devleti hem de milleti temsil eden vali ve onun bürokratları var. Bunlar olduğu taktirde o şehir ayağa kalkar ya da tek başına Fakıbaba’nın çalışmasıyla bu iş olmaz. Benim işim, devletin işi, halkın işi yürüsün diye ama adamın hakkı da mahkemede devam etsin diye bir yasa biliyorum yani kamulaştırmasız el atma yasası. Acele kamulaştırma var. Biz demiyoruz ki adamın malına el atalım böyle bir şey yok. Hak adalet her şeyin üstündedir. Yasa değiştirmek gerekirse Urfa milletvekilleri olarak bakan olarak bizim devrede olmamız lazım.

 

Şehir hastanesi ne zaman açılacak?

Şehir hastanesinin temeli başladı, başlamak üzere. Afyonkarahisar kampında bakana Urfa ile ilgili sağlık problemlerini de ilettim ve düşüncelerimi söyledim. Ben Urfa’nın sağlık sorunlarını bakandan daha iyi biliyorum. Bakanla konuştum büyük bir mutlulukla söyleyebilirim ki düşüncelerimiz aynı. Özel olarak Urfa’yı takip ediyor. Bir muhtar arkadaş beni aradı. Bir çocuk polikliniğinde çok fazla sıra olduğunu söyledi ve ben de bunu bakana ilettim. Dışarıdan bakılınca olaya diyorlar ki hastanelerin doluluk oranı nedir? Yeni açılan hastanenin doluluk oranı yüzde 30 civarında, 500 yataklı hastanenin doluluk oranı yüzde 65 gibi. Haklı olarak ben de bakan olsam derim ki, kardeşim bir bunlar dolsun ondan sonra yenisini açalım. Ben de diyorum ki sayın bakanım Urfa 2 milyon nüfusa sahip bir şehir. Özellikle eski çocuk ve doğum hastanelerini orda yaşayan ailelerimiz maddi geliri düşük ailelerimiz. İnşallah bunları düzelteceğiz.

 

Kan merkezi ne zaman yapılacak?

Mehmet Ali Cevheri ile birlikte Kızılay Genel Başkanının yanına gittik. Urfa’ya geleceğini söyledi. Neticede yerine getirmek lazım. Ben belediye başkanıyken de gezerek her şeyi yerinde görmek isterdim. Kızılay Genel Başkanını buraya getirmemiz lazım. Benim görevim onu buraya çağırmak ikna etmek, sivil toplum örgütlerinin ve sizin de bu işin takipçisi olması lazım. Bugün Kızılay Genel Başkanına ulaşacağım bu konuyla ilgili.

 

Urfa’nın en büyük sorunu ulaşım... Eski bir belediye başkanı ve bir vekil olarak bu yönde ne gibi çalışmalarınız var?

Tramvay projemiz vardı. Balıklıgöl’ün göbeğinden başlayarak Harran Kapı, Eyyüp Peygamber Caddesinden Akçakale yolundan dönülerek Karaköprü’de bulunan saat kulesinde bitecekti. İkinci bir hat ise yine Balıklıgöl’den başlayarak Yıldız Meydanı’ndan belediyeye oradan da Karaköprü son durak olacak şekilde planlama yaptık. 40 milyon auroya anlaştık. Biz bu projenin kredisini aldık. 5 yıl ödemesiz ve 25 yıla böldük ama Celalettin Bey bunu uygun görmedi. Eğer bu proje olmuş olsaydı çok daha iyi bir toplu taşıma olacaktı. Çevreye hiç zarar vermeyecek bir projenin yanında yarı yarıya kar etmiş olacaktık. Biz tramvayla uğraşırken İsviçre’ye gittik. Bir sistem üretmişlerdi, durağa yolcu indirirken bile kendi kendini şarj edebiliyordu. Hiç görüntü kirliliği yok, ama tramvay hafif raylı sistem gibi, ama ray yok tekerlek var. Fakat raylı sistem 100 yıl giderken bu 40 yıl gidiyor. Aradaki avantaj ve dezavantaj bu. Dünyaya baktığımızda 40 yılda neler değişiyor ona da bakmak lazım. Belki de adam raylı sistemi 25 yıl da kaldırıp atacak yeni bir sistem geliştirecek. Doğalgaz için Birecik ve Halfeti için çok çalışıyorum. Normalde doğal gaz borularla getiriliyor, şimdi öyle değil tankerle getiriyor trafoya basılıyor oradan da şehre dağıtılıyor. Birecik gibi bir yerde bunun maliyeti çok daha düşük olacağını düşünüyorum. Bu sistemde bunun gibi bir olay. Hiç tel yok, durakta bir trafo var gelip orada şarjını yapıp yoluna devam ediyor. Ben ona İsviçre de bindim. Mesela Malatya’da bu tramvayın en gelişmişi bir Türk firması tarafından yapılıyor. Maliyeti ise hafif raylı sistemde 100 liraysa bunda 40 lira civarında. Uçağını üreten bir ülke neden son teknoloji raylı sistemler üretmesin?

 

Yıldız Meydanını trafiğe kapatma girişiminiz vardı belediye başkanıyken…

Yıldız Meydanını valiyken Celalettin Bey açtırdı. Yıldız Meydanını trafiğe kapatmış olsaydık oradaki dükkanların değerleri daha katlanmış olacaktı. Çok müthiş bir cazibe merkezi olacaktı. İnandığım dava da babamı tanımam. O zaman ulaşım bize ait değildi. Büyükşehir olacaktı bakalım biri bana laf söyleyecekti kendi bildiğimi yapardım. O dönemin valisi olan Celalettin Beye bunun siyasi riskini ben alıyorum dedim. Yıldız Meydanının trafiğe kapatılmasında zamanlama hatası yaptık. Ramazan ayıydı hava sıcaktı kimse dışarıda yoktu. Esnaf da zannetti ki biz yolu kapattığımız için kimse gelmiyor. Yıldız Meydanı turizm alanı olacaktı. İstiklal Caddesinden daha hareketli bir yer olabilirdi. 2 milyon nüfuslu bir şehrin en önemli merkezi.

 

Köylülerin meralarının elinden alınmaması için bir ara devreye girdiniz, sonraki süreçte neler oldu, takip ediyor musunuz?

Enerji Bakanı ve müfettişle görüştüm. Bu şehir bana oy verip beni milletvekili yaptı. Ben yolsuzluğa ve yanlış işlere karşı bir insanım. Sadece bu olay değil başka olaylar hakkında da vatandaşlar bana ulaşabilirler. Watsapp’ım açık. Ben de aldığım bu şikayetleri Başbakana ulaştırırım. İki şeyde müfettiş istedim. Biri mera olayında bir de Karakoyun projesinde. Yani bu para nereye gitti. Normal de o proje benim ve ekibimin projesiydi. Projeyi ucuz bir maliyetle getirecektik o zaman Cevdet Bey sağ olsun projeyi kendisi yapacağını söyledi. Hak verirsiniz ki, devletin yapacağı bir proje için neden belediyenin parasını vereyim. Projenin bedeli 7-8 milyon civarındaydı, bir duyduğuma 18 milyon para harcanmış bir duyduğuma göre de 70 milyon para harcanmış. Ayrıca projenin ne durumda olduğunu da bilen yok. Son olarak Büyükşehir Belediyesinin konuya et attığını öğrendim. Projenin akıbeti hakkında müfettiş istedim, rapor çıkartmalarını söyledim hala da o raporun çıkmasını bekliyorum. Burada olan biten ne varsa hallederim diye bir şey demiyorum. Urfalının kafasına yatmayan, Urfalıdan rüşvet isteyen ne varsa bana söylesinler ben de bunu Başbakana ve Cumhurbaşkanına iletirim. Millet kendi haklarına sahip çıksın elbette demokratik haklar çerçevesinde.

 

Bazı bürokratlar yerlerini sağlama almak için vekilleri arayarak ‘bana isim verin işe alayım’ diyor. Sizden de isim isteyen bürokratlar oluyor mu?

Bana böyle bir teklifle gelen olmadı. Biz Adalet ve Kalkınma Partisiyiz kurumsallaşıyoruz noter huzurunda İŞKUR’da kurayla belirliyoruz. Bu Urfa için önemli bir başlangıçtır. Bize oy veren oy vermeyen diye bir ayrımcılık yapmıyoruz. İsimlerini yazdırmak için teşkilata gidiyorlar teşkilata gidenlerin hepsinin ismi o kuraya giriyor. Tabi bu isim yazdıranların da bir soruşturması yapılıyor.

 

Çocuklarınız Ankaya’ya uyum sağladı mı?

Bir kızım Ankara’daydı zaten, diğer kızım İstanbul’da, oğlum da yanımda. Biz iyi bir aileyiz. Kendi halimizde, çok şükür geçinip gidiyoruz. Hayatımız çok sade ve öz. Biz olayı biraz basite, eğlenceye alıyoruz. Belediye başkanlığından ayrıldığımdan sonra bana çok teklifler geldi. Türkiye’de marka olan hastanelerden ortaklık teklifleri geldi. Ben o hastanelerin başına geçersem iflas edersiniz diye tekliflerini geri çevirdim (Gülerek). Sanıyorlar ki Fakıbaba’nın çevresi geniş çevrem geniş ama hastaneye gelecek olanlar hep fakir fukara insanlar olacaktı. Çok şükür maaşım bana yetiyor yetmediği zamanlarda ise dostlardan idare ediyoruz.

 

STK’lar, halk, basın gelecek dönem seçimlerde sizi belediye başkanı olarak tekrar görmek istediğini size iletse tekrar aday olur musunuz?

Siyasette 1 saat önce dahi bir şey söylemek doğru değil. Bunun acısını ben 2014’de yaşadım. Esasında o yanlış bir şeydi. Siyasette hatalar yapılır. Biz hata yapmadık demiyorum hatalar da yaptık. Yaptığımız hatayı bilmeyerek yapmak ayrı bir olay bugünden bir şey söylemek yanlış olur. Arkadaşlar çalışıyorlar bizim görevimiz onları motive etmektir. Belediye başkanlarının süreleri vardır onların başarılı olmaları için biz vekiller olarak elimizden geleni yapmamız lazım. Seçim tarihi geldiğinde ne olur ne olmaz belli değil. Şimdiden bir şeyler söylemeyi doğru bulmuyorum. Ben bu memleketin siyasetçisiyim beni bakan yapsalar da benim için sürpriz olmaz, beni hiç aday göstermeseler de sürpriz olmaz. Siyasetten çok fazla bir şey bekleyen biri değilim. Bazı adamlar vardır mutlaka beni seçmeleri lazım derler. Ben öyle değilim işlerine geldi mi aday ederler, gelmedi mi etmezler. Halk beni beğenirse oyunu verir seçer, beğenmez oyunu vermez seçilmem ikisine de saygı duyarım. Onun için bu olaylara şimdiden girmek istemiyorum. Bir Urfa’mız var Urfa’yla yatıp Urfa’yla kalkmamız lazım. Yanlışlıkları hep birlikte görmemiz lazım. Yavaş yavaş üstümüze düşen görevleri yapmak zorundayız. Allah dinimizle, namusumuzla bu görevi bitirmemizi nasip etsin. Ha 20 yıl milletvekili olmuşum ha 2 yıl hiç fark etmiyor. Ne uygun görülürse ne görev verilirse yapmaya hazırım.

 

Başbakana rağmen aday oldunuz, seçimde karşı durdunuz ama bakana karşı aday olmak istemediğinizi seçimden çok önce açıkladınız, neden?

FETÖ’yü iyi kavradığımız zaman kimlerle nasıl mücadele ettiğimizi daha iyi anlıyoruz. Şimdi taşlar yerine oturuyor. Ben FETÖ ile iyi savaşmışım. Seçilmemiş olsaydım beni Ergenekon’dan içeri atacaklardı. Ben ulusalcı adama da saygı duyuyorum, PKK’lı olmayan HDP’liye de saygı duyuyorum, CHP’liye de ben herkese saygı duyarım. Yaratılanı yaratandan ötürü yürekten çok severim. Benim yönetimimde solcu, MHP’li, AK Parti’li de vardı bu konuda beni çok eleştiren de vardı. Benim için işini liyakatle yapması önemli. Hangi düşünceye sahip olduğu beni ilgilendirmez. Benim için Urfa’nın işi önemli. O zaman biz olayı tam fark edemiyorduk. Ben o zaman her yıl gençleri alıp Çanakkale’ye de gönderiyordum, İstanbul’a da gönderiyordum. Eşim kadınları alıp Halep’e de götürüyordu. Hedeftik biz, benim Ergenekon’la ne işim olur. Ama Allah beni seviyor kalbim temiz kimsenin mutsuz olmasını istemiyorum. Beni sevmeyene de dua ediyorum. Kadınlara kredi verip iş yeri açtırmak bu bir vizyondur. Ben bunu 8 yıl önce yapıyordum. FETÖ’cüler beni İsrail ajanı yaptılar peki kim çıkıyor şimdi İsrail ajanı tabi ki FETÖ’cüler. Ben doktorluk yaparken muayenede başı örtülü bir çalışanım vardı. 28 Şubat mağdurlarından üniversite atılan yanımda çalışan doçent vardı. Onunla beraber ameliyatlara giriyorduk. Başhekim olarak beni alacaklar yerine başka birini koyacaklardı. Bunun nedeni ise başı örtülü çalışan çalıştırdığım için. Orada müthiş bir çatışmamız vardı.

 

Saadet Partisi, başörtüsü tutumunuzla ilgili daha önce kampanya yürüttüğü için siz partilerine geçince mahcup oldular mı?

Ben vekil de olsam, çöpçü de, bakan da olsam ben Ahmet Fakıbaba’yım. Günde 10 lira kazansam da evime gider ailemle onu yerim. Benim bir beklentim yok. Onun için çok rahat bir adamım ben. Vekil olsam ne olur, bakan olsam ne olur. Bakan olsam da aynı bu şekilde böyle bir bakan olurum. Bakan olsam belki ailemi hiç görmem. Türkiye’ye çok farklı şeyler sunarım. Urfa ile ilgili konuştuğumu Türkiye ile ilgili konuşurum yani işi büyütmüş olurum. Ben kendimi zaten bakan gibi hissediyorum. Adalet istiyorsan adaleti daha iyi yerine getirme şansın oluyor. 1982’den beni hep yöneticilik yaptım. Iğdır, Birecik ve SSK’da başhekimlik yaptım bunlar yöneticilik. Belediyede de yöneticilik yaptım şimdi de yine yöneticiyim, bu kadar yıllık deneyimim var görev verildiği taktirde bakan olmak isterim tabi. Uzun bir süre yöneticilik yaptım yönetmek faklı bir olay. Bunun okulu falan da yok. 10 yıl Urfa’yı namusunla, şerefinle yönetmek öyle kolay bir şey değil. Benimle ilgili olumsuz konuşanların imar, işe girip girmeme ya da ihalelerle ilgili bir problemleri vardır mutlaka. Ben herkesi seviyorum aynı fikirde olmayabiliriz ama bu Hristiyandır diyemezsin bu kadar vebalimi alamazsın. Bunu dediğine göre demek ki başka bir şey var.

 

Kentsel dönüşümle ilgili olarak da girişimleriniz vardı, vekil olarak şimdi takip ediyor musunuz?

İki tane alan biri Yeşildirek diğeri sanayi bununla aslanlar gibi mücadele etmişimdir. Yeşildirek’te olay çözülmüştür. En son bakan beye gittim şuan proje hazırlıyorlar. Yine FETÖ’den kaynaklanan bir olay benim başarılı olmamam için Yeşildirek benim zamanımda engellenmiştir. O zaman 80 milyon TL Karayollarının yerine isterlerken, araya girmemizle şuanda TOKİ orayı 50 milyon TL’ye satın almıştır ve TOKİ ilk kazmayı Karayollarının oradan vurmaya başlayacaktır. Devre devre Yeşildirek dönüşecektir ama 3 yıl, 5 yıl bilemiyorum. Burada Fakıbaba’nın ciddi bir emeği vardır ilk andan itibaren beni orada engellemişlerdir. Sanayide de engellenmişimdir yılmadan aslanlar gibi mücadele ettim. Sanayinin kentsel dönüşümü de Fakıbaba’ya aittir. Ben bana ait olana bana ait derim olmayana benim değil derim. Bizim zamanımızda iş bitirildi, bizim zamanımızda iş bitirildi, projeler hazırlandı ama 3-4 tane adam çıktı itiraz etti. Orada da aynı Karayollarında olduğu gibi şahsi menfaatler yüzünden gecikti. Ben burayı yapıyorum, burada kamu menfaati var.

 

Röportaj: Mustafa ARISÜT/AJANSURFA

Güncelleme Tarihi: 03 Kasım 2016, 09:45
SIRADAKİ HABER

banner14

banner15