Günün ulusal ve yerel köşe yazarları

Ulusal ve yerel gazete ve haber sitelerinden sizin için derlediğimiz köşe yazıları...

Günün ulusal ve yerel köşe yazarları
banner38

Generallerin günü

Ardan Zentürk / STAR

“Vesayet günlerinin” alışkanlığıyla Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın, Amerikalı ve Rus mevkidaşlarıyla Suriye-Irak hattında bir “anlaşma sağladığını” ve Türkiye’nin yeni dönem yol haritasının ortaya çıkmış olabileceğini düşünenler olabilir, hayır...

Antalya’da bir araya gelen üç genelkurmay başkanı Akar, Dunford ve Gerasimov’un ortak özelliği, “sivil otoritenin kontrolündeki” ordulara komuta etmeleridir. Üçü de, toplantı sonrası aynı işi yapacak, Erdoğan, Trump ve Putin’e, geniş bir rapor sunacaklar, bu raporlarda, muhataplarının Suriye-Irak’taki muhtemel adımları da yer alacak...

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Otoda nostalji dönemi

Ufuk Sandık / SABAH

Otomotivde eskiye özlem yaşanıyor. Üretimi uzun yıllar önce duran eski modeller yollara dönüyor. Klasik tasarıma sahip otomobiller günümüz teknolojisiyle üretiliyor

Otomotiv dünyasında "nostalji" rüzgârları esiyor. Bir taraftan üretimi uzun yıllar önce duran efsane modeller yeniden yollara dönmeye hazırlanıyor.
Diğer taraftan klasik tasarıma sahip modeller, bugünün koşullarından yeniden üretiliyor. Bu yıl 87'nci düzenlenen Uluslararası Cenevre Otomobil Fuarı'nda eskiye duyulan özlem ortaya çıktı.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Örgütlü emperyalizm ve İslâm âlemi

Ahmet Varol / YENİ AKİT

Dünyada güya adalet ve hukuku hâkim kılma iddiasında, aynı zamanda “milletlerin ittifakı” gibi lanse edilen bir teşkilat var: Birleşmiş Milletler. Oysa bu teşkilatın çatısı altında birleşenler milletler değil. Çağın hâkim güçleri yani emperyalist güçler. Her ne kadar bu teşkilatın çatısı altında dünyadaki mevcut devletlerin tamamına yakını temsil ediliyor olsa da ona yön verenler birbirlerinin ayaklarına basmamaya özen gösteren emperyalist güçlerdir. Adalet ve hukuk zorunlu kılsa da söz konusu güçlerin itiraz ettiği bir talep hiçbir şekilde nazarı itibara alınamıyor. Bunun sebebi ise emperyalist güçlerin örgütlü, hak arayanların ise dağınık ve söz konusu güçlerin kumanda ettiği uluslararası örgütlere bağımlı olmalarıdır.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

“En iyi Türk, ölü Türk” 

Emin Pazarcı / AKŞAM

Herkesin kafasındaki soru aynı: Türkiye, Almanların son günlerdeki uygulamaları ile ne yapmaya çalıştığını tartışıyor. Herkes, değişik değerlendirmeler yapıyor. Yaşananlardan çeşitli sonuçlar çıkarıyor…

Aslında çok fazla düşünmeye de gerek yok. Apaçık görünüyor: Almanlar aslına rücu ediyor, meşreplerinin gereğini yerine getiriyor.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Kadınların kararı: Aile içi şiddet boşanmak için yeterli

Nihal Bengisu Karaca / HABERTÜRK

Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi, her yıl “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı”na dair bir araştırma yapıyor. Araştırma Türkiye’de kadınlık ve erkekliğe atfedilen özelliklerin ülkedeki aile, çalışma ve siyaset dünyasındaki yansımalarının değerlendirilmesini sağlamayı amaçlıyor. 23 ilde kadın ve erkek 1216 kişi arasında yapılan 2017 araştırmasının sonuçları 7 Mart günü basın mensuplarıyla paylaşıldı.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Dünyanın Faniliği

Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ / BALIKLIGÖL.COM

Eskiden bir hükümdar vardı. Kendisi için bir saray inşa etti ve çok güzel yaptı. Kendince hiç bir eksikliğini bırakmadı. Sonra insanlar için bir yemek hazırladı. Herkes geliyor, yemeğini yiyor ve çıkıp gidiyordu. Saray hakkında insanların memnuniyetini ölçmek isteyen hükümdarın adamları yemek yiyip evine dönenlere, “Sarayda bir kusur buldunuz mu? Eğer bulduysanız, hükümdarımız sizi ödüllendirecektir” diyorlardı. Onlar da, “Hayır, çok mükemmel… Hiçbir kusuru yok” diyerek sarayı methedip gidiyorlardı.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Suriyeli gençlerin durumu

Yusuf Güler / ŞANLIURFA GAZETESİ

2011 yılında Suriye’de meydana gelen iç savaş nedeni ile Türkiye’ye ve Şanlıurfa’ya binlerce kişi sığındı. Türkiye bu Suriyelileri misafir olarak kabul etti. Suriye’de iç savaş 7 yıla girdi. 11 yaşında Şanlıurfa’ya gelen Suriyeliler 18 yaşına girdi. Bu çocuklar şu an boş geziyor. Ellerinde ileri teknoloji telefonlar ve 5-7 kişi birlikte gezip çevreyi rahatsız ediyorlar.

Türkiye’deki Suriyeliler: Toplumsal Kabul ve Uyum” raporunda çok çarpıcı veriler yer aldı. Rapora göre Türkiye, 29 Aralık 2016 itibarıyla 3.2 milyonu Suriyeli olmak üzere barındırdığı 3.5 milyon mülteci ile dünyada en çok mültecinin yaşadığı ülke haline geldi. Rapora göre Türkiye’de 230 bin Suriyeli bebek doğdu. Okul çağındaki Suriyeli çocuk sayısı 968 bin olmasına rağmen, bu çocukların 500 bininin okula devam etmediği ortaya çıktı.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Referandum Güç ve Yetki

Recep Akyol / YENİ URFA

Türkiye genelinde yaşayan Kürtlerin Anayasa ve Referandum tercihleri, Ortadoğu coğrafyasında yeni bir güç olan yeni Türkiye politikasında etkili olabilir. Kürt halkının demokratik hakları yerel anlamda yönetim hakları Referandum sonrasında yapılacak işbirliği ile güçlenir diye düşünüyorum.

ABD ve Rusya güdümünde gelişen Ortadoğu’da ki siyasi tercih ve askeri güçler ile dengeler her an değişebilmektedir. Türkiye’nin bir taraftan referandum sürecinde yetkinin tek elde toplanması ile yetki kargaşasına son vermek istemesi diğer taraftan yanı başımızda terörden arındırılmış tampon bölge oluşumu Barzani Kürt yönetiminin bu çizgide Türkiye’nin yanında olması önemli bir gelişmedir.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Bilinmeyen Dille Edebiyat

Misbah Hicri / GAPGÜNDEMİ

Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan konuşmalarda Kürtçe konuşulunca bilinmeyen bir dil diye Kürtçe (kurmanci-zazaki) söylemleri tutanaklara geçti. Oysa bir çok mahkeme tutanaklarında, noter işlemlerinde Türkçe bilmeyenlere tercümanların aracılık ettiğine tanık oldum. Bilinmeyen bir dil olsa neden tercüman araya girsin ki...

Kürtçenin bir dil olduğu ve bunun da lehçeleri olduğu bir gerçek. Ancak hangi dil üzerine baskın bir dil gelirse o dilin tesiri altında kaldığı ve o kelimelerin resmi dilin altındaki dillere rahatlıkla girdiğini biliyoruz. Günümüzde Türkçe Avrupai dillerin altında inlediği gibi.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

Şehir ve Sabah

Vedat Akıllı / GAZETE İPEKYOL

Şehrin halleri vardır, zamanları, anları vardır. Bazı zamanlar daha bir şehir olur, daha bir sarar, daha bir huzur olur, daha bir ferahlatır insanı. Şehir en çok sabahtır. Sabah en yalın haliyle sunar kendini size şehir. Sıcaktır, samimidir, saftır, berekettir sabahleyin şehir.  Sabahleyin bir başkadır şehrin kokusu, sabahleyin bir başkadır tınısı, sabahleyin bir başkadır şehrin havası. 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2017, 07:03
SIRADAKİ HABER

banner14

banner15