Göç Zirvesi başladı! Bulvar üzerinde Suriyelilerin 38 işyeri var

Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Mahmut Kaya, “Şanlıurfa’ya bakıldığında basın yayın anlamında 3 gazete Suriyeli sığınmacılarca çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra birçok ticari işletme de açılmış durumdadır. Abide ve Haşimiye arasındaki ana arterde toplam 413 işyerinden 38 işyeri Suriyelilerce işletilmektedir” dedi.

Göç Zirvesi başladı! Bulvar üzerinde Suriyelilerin 38 işyeri var
banner38

Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatınca (UCLG-MEWA), Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 4 gün sürecek Uluslararası Göç Yönetimi Zirvesi dün Nevali Otel’de başladı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapanlardan UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet Duman, amaçlarının yerel düzey ve koordinasyonun güçlendirilmesi olduğunu kaydederken; Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Abdulkadir Açar ise, Şanlıurfa’da 110 bin sığınmacının kamplarda, geriye kalan 540 bininin ise kentin değişik yerlerinde yaşadığını belirtti. Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Mahmut Kaya da sığınmacıların artık yerleşik hayata ayak uydurmaya başladıklarını kastederek, “Nitekim sosyo-ekonomik bir statüye sahip olan göçmenler sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik anlamda ikinci kuşak hatlar denilen girişimcilik, örgütlenme, sosyal güvenlik, istihdam, basın yayın, vatandaşlık benzeri talepleri gündemleştirmiş durumdadırlar. Bu bağlamda Şanlıurfa’ya bakıldığında göçmenlerin kendi marketlerini kurdukları, ticari işletmeler açtığı, basın yayın faaliyetlerine başladığı, dernek kurdukları görülmektedir.” dedi.

 

Uluslar arası Göç Zirvesi’nde aynı zamanda, UCLG-MEWA Sosyal İçerme Komitesi Eş Başkanlığını yürüten Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'nin ev sahipliğini yapacağı buluşmada kamu kuruluşları, yerel yönetimler ve göç üzerine çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşları bir araya gelecek. Dün başlayan programda 'Göç Yönetiminde Yerel Düzeyde Koordinasyonu Güçlendirme Çalıştayı' düzenlendi. Zirvenin ilk günü UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet Duman ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Abdulkadir Açar'ın açılış konuşmasıyla başladı. Çalıştayda, katılımcılara 'Şanlıurfa'da Göç Olgusu' konusu anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mahmut Kırıkçı ve Büyükşehir Belediyesi Danışmanı Ümran Bilim'in 'Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinin Suriye Krizindeki Vizyonunu' aktarılacağı çalıştayın sonunda toparlanan öneriler raporlaştırılacak.

 

DUMAN: LÜBNAN VE ÜRDÜN GİBİ ÜLKELERDE MÜLTECİLERE EV SAHİPLİĞİNİ YAPMAKTADIR

UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet Duman, Türkiye’de 3 milyon göçmenin yaşadığını ifade etti. Duman, “Göç ve göçün getirdiği sorunlarla mücadele ettiğimiz hassas bir dönemde gerçekleştirdiğimiz bu çalıştayı Göç Yönetiminde Yerel Düzeyde Kordinasyonu Güçlendirmesi adına önemli sonuçlar doğuracağını ifade ediyorum. Bildiğiniz üzere Suriye’de 6 yıldan bu yana süre gelen bu çatışma ortamı ile 12 milyon insan yaşadıkları yerleri her şekilde ortada bırakmıştır. Bu 12 milyon kişiden 3 milyonu şuan Türkiye’de yaşamaktadır. Bunun yanında Lübnan ve Ürdün gibi ülkelerde mültecilere ev sahipliğini yapmaktadır. Bugün dünyanın kayıtsız kaldığı küresel bir sorun ile başta Türkiye olmak üzere bölgedeki ülkeler baş etmeye çalışmaktadır. Özellikle yerel yönetimlerimiz konu ile ilgili oldukça özverili çalışma ortaya koymaktadırlar. Fakat ülkemizde ortak çalışma kültürünün henüz istenilen düzeye gelmediğini de söylemek zorundayız. Ve bunun için özellikle Kamu Kurumları ve yerel yönetimler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının kısa, orta ve uzun vadeli ortak çalışma planı hazırlaması gerekmektedir. Bugün gerçekleştireceğimiz göç zirvesinde yerel düzey ve koordinasyonun güçlendirilmesi çalıştayı ile göç yönetiminde kurulan yapılan çalışmaları ve yapılacak çalışmaları daha iyi bir hale getirebileceğiz onun üzerinde duracağız. Bir diğer önemli konumuz insani müdahaleye dayanıklılık getirmeye çok paydaşlı yerel yönetimde nasıl olacağıdır” diye konuştu.

 

AÇAR: AYRI DEĞİLLERDİ, ONLAR OSMANLIYDILAR

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Abdulkadir Açar, göç edenlerin mülteci olmadığını ifade ederek, “Aslında yüzyıl öncesinde ayrı değillerdi, onlar Osmanlıydılar. Nasıl ki burada bir aradayız, birlikteyiz biriz beraberiz, oradan biri gelmiş ortaya bir tel çekmiş siz ayrısınız demiş. Ama ayrı değiliz, gönül olarak gönlümüz birdir. Biz biriz ayrı değiliz. Günümüzde olduğu gibi emperyal güçlerce birbirinden ayrılması sonucu oluşmuş ayrı kentler, ayrı yerlerde doğmuştur. Bir kardeş bu ülkede diğer kardeşte diğer ülkede kalmıştır. Tıpkı günümüzde olduğu gibi, göç edenler mülteci değillerdir. Göç edenler misafir kardeş, muhacir gözü ile bakıyoruz, görüyoruz ve o şekil kardeşlerimizi kucaklıyoruz. Çünkü onlar Osmanlının evlatlarıydı. Ve Türkiye Cumhuriyeti de Osmanlının devamıdır. Bizim sorumlu olduğumuz coğrafya Osmanlının sorumlu olduğu coğrafyadan başlar. Bu sebeple Suriye’den gelen mazlum kardeşlerimizi misafir kardeşimiz olarak görüyoruz. Onlar muhacirler, bizler ise ensarız. Suriye ve Türkiye halkları dünyanın en zorlu coğrafyasında birçok sorunun üstesinden hep beraber gelecektir. 2011 yılının Mart ayında patlak veren olaylar son yıllardaki en büyük insani dramın ve krizin yaşanmasına sebep olmuştur. Türkiye’nin sıfır noktasında Suriye’de yaşanan iç savaştan dolayı 3 milyona aşkın Suriyeli Türkiye’ye sığınmış durumda. 3 milyon insanın yaklaşık 110 bini dünya standartlarının üzerindeki kamplarımızda kalmaktadır. Geriye kalan 540 bin kişi de Urfa’nın değişik yerlerinde Urfa halkı ile yaşamaktadır. Ancak bu kardeşlerimizin dünyada bulunan 540 bin Suriyeli kardeşimiz Urfa’da ikamet etmektedir. Arap, Kürt, Şii, Suni ve Hristiyan ayırt etmeden misafir etmekteyiz” şeklinde konuştu.

 

KAYA: İSTANBUL’DAN SONRA ŞANLIURFA İKİNCİ MÜLTECİ BARINDIRAN BİR ŞEHİRDİR

Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Mahmut Kaya, şu anda mülteci barındırma anlamında Şanlıurfa’nın İstanbul’dan sonra ikinci sırada olduğunu belirterek, “Göç ve göçmenlik tecrübesi bu topraklarda köklü bir maziye sahiptir. Yine Osmanlı döneminden iskân politikaları nedeniyle Anadolu’ya yerleştirilen insanların büyük bir kısmı son zamanlarda, özelikle 80’li yıllarda Balkanlarda Rus tehdidine karşı Türkiye’ye yerleştirilmesiyle Şanlıurfa’da nasibini almıştır, Afganlılar yerleştirilmiştir. Yine yakın zamanda Van depremiyle birlikte göç eden depremzedelere Şanlıurfa kucak açmıştır, onları himaye etmiştir ve son olarak 2011 yılından beri Suriyeli sığınmacılara, mültecilere Şanlıurfa bağrını açmıştır. Onları himaye etmektedir. Türkiye’de 2 milyon 700 bin mülteci olduğunu görüyoruz. Bu mültecilerin 2 milyonu, Göç İdaresi verilere baktığımızda Suriyeli sığınmacılardan oluşmaktadır. Yine Suriyeli misafirlerin 260 bini, yüzde 10’na tekabül eden kısmı AFAD’ın 10 ilde kurduğu barınma merkezinde yaşamaktadır. Mültecilerin yüzde 90’ı ise kamp içinde yaşamaktadır. 2016 yılının Nisan ayı istatistiklerine baktığımızda Şanlıurfa’nın aslında göçün başkenti olduğunu görüyoruz. Diğer illere yerleştirilen birçok yerden daha fazla kişiyi Şanlıurfa barındırmıştır. En son 26 Ekim ayı istatistiklerine baktığımızda ise burada Suriyelilerin oranı 397 bin 38’e düşmüştür. İstanbul’dan sonra Şanlıurfa ikinci mülteci barındıran bir şehirdir. Şanlıurfa’daki Suriyeli sığınmacıların 109 bin 618’i kamplarda kalırken, 280 bini ise kamp dışında yaşamaktadır. Şanlıurfa’da 600 bin göçmenin barındığı düşünülmektedir. Şanlıurfa’ya gelen göçmenler Suriye’nin Afrin, Deyrizor, Haseke, Halep, Kobani ve Rakka gibi şehirlerden gelmişlerdir. Tabi savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan sığınmacılar hem sığındıkları yerlerde birçok sorunla karşılaşmakta hem de kendileri sosyal, ekonomik, demografik, kültürel, siyasal gibi birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır” diye konuştu.

 

‘GÖÇMEN İHTİYAÇLARININ FARKLILAŞTIĞINI DÜŞÜNEBİLİRİZ’

Mahmut Kaya, şehre yerleşen Suriyelilerin birçok işyeri açtığını ve sosyo-kültürel anlamda birçok faaliyet yaptığını ifade etti. Kaya, “2011 yılında göçen sığınmacıların temel problemleri güvenlik, barınma ve beslenmeydi. Ancak o günden bugüne göçmen ihtiyaçlarının farklılaştığını düşünebiliriz. Nitekim sosyo-ekonomik bir statüye sahip olan göçmenler sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik anlamda ikinci kuşak hatlar denilen girişimcilik, örgütlenme, sosyal güvenlik, istihdam, basın yayın, vatandaşlık benzeri talepleri gündemleştirmiş durumdadırlar. Bu bağlamda Şanlıurfa’ya bakıldığında göçmenlerin kendi marketlerini kurdukları, ticari işletmeler açtığı, basın yayın faaliyetlerine başladığı, dernek kurdukları görülmektedir. Örneğin, Şanlıurfa’da basın yayın anlamında 3 gazete Suriyeli sığınmacılarca çıkarılmaktadır. Çeşitli dergiler, internet yayıncılığı bulunmakta, yine yerel olmak üzere 60 dernek bulunmaktadır. Yine çeşitli eğitim kurumları Suriyeli sığınmacılarca açılmış durumdadır. Bunun yanı sıra birçok ticari işletme de açılmış durumdadır. Örneğin, şehrin en prestijli caddesi olan Abide ve Haşimiye arasındaki ana arterde toplam 413 işyerinden 38 işyeri Suriyelilerce işletilmektedir. Bu işletmeler kuyumculuk, malzemecilik, incicilik, lokantacılık, telefonculuk gibi birçok alanda ticari faaliyet yapmaktadır. Dolayısıyla kalış süresi uzadıkça ihtiyaçların değişeceği muhakkaktır. Sosyal durum ve çatışma, yabancı düşmanlık, istihdam ve emek sömürüsü, şehirlerin demografik değişimi, iç siyasetteki etnik gerilimler göçün etkisiyle Türkiye’de oluşan ana sosyolojik problemler arasındadır” dedi.

 

Ahmet CAN / AJANSURFA

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2016, 09:59
SIRADAKİ HABER

banner14

banner15